<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247</id><updated>2011-07-27T21:23:09.200+02:00</updated><category term='ama oncesinde bunu yollamadan edemedim.'/><category term='ebelendim. geliyor yazi'/><category term='sobelendim'/><category term='deryik qm dilayra sobe sobe sobe'/><category term='this twisted'/><category term='toxic thing between us'/><title type='text'>Parizyen Ay Lambasi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://parizyencorap.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>70</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-4177460393841884515</id><published>2008-01-13T03:06:00.000+01:00</published><updated>2008-01-13T03:46:29.293+01:00</updated><title type='text'>anonim taksi soforu: "istanbul'a bir gelen bir de gelmeyen pisman."</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/R4l4BY0uQyI/AAAAAAAAADg/sc7lzI4CJCE/s1600-h/DSC05835.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5154783213741032226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/R4l4BY0uQyI/AAAAAAAAADg/sc7lzI4CJCE/s320/DSC05835.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;istanbul'daydim (bir de cok uzun surmemis olsa da ayvalik, bozcaada, foca, assos, gelibolu'da) . kisacik/ upuzun geciveren/gecmek bilmeyen 3 hafta boyunca. tam geri donecegim gun kar yagiyordu, seyreltilmis beyaz bir boya yukaridan fiske fiske ustumuze sacilir gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cok ozledigim istanbul'a dair tum o detaylari birer saplanti olmaktan cikarip, olmazsa olmazlarim listemden attim, atabildim. artik istanbul, geldigimde beni icine cekiveren bir girdap degil. gecenlerde anlatiyordum birilerine:&lt;br /&gt;"&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;guzelim bogaz'i, grimtrak, kirli bir nehre sattim!&lt;/span&gt;" lose-lose situation saniyordum. henuz ayirdinda degilmisim adimlarim ustunde gerisin geri gelecegimin (&lt;a href="http://www.woxikon.com/fra/revenir%20sur%20ses%20pas.php"&gt;revenir sur ses pas&lt;/a&gt; bir nevi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidecegi adreste olmadigini anladigim birine sunu yazdim, 1 haftalik istanbul tedavisinden sonra:&lt;br /&gt;"sabah gozlerimi actigimda sicacik bir istanbul gunesi gunaydin diyor ilk once. sonra annemden ufak bir opucuk, muhtesem bir kahvalti geliyor.&lt;br /&gt;kendimi disari atiyorum. hic yurumedigim kadar cok yurudum istanbul'da. baristik, baristi, baristim. istanbul yoklugumu kabullendi, bense onun varligini. artik geri donmeyecegimi anladik ikimiz de. istanbul 'geri don' cigliklarindan vazgecti , ben de saplantili ozlemlerimden."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;detox programina girip cikmiscasina, istanbul'u gecmis'ten, kendimi varligina yahut yokluguna alisamayacagimi sandigim istanbul'dan arindirdim. artik daha ozgur muyum? bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;istanbul dururken baska sehirlerde yasamak neden?&lt;/span&gt; diye sayikladigim bir donemde tam da sunlari yazmisim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Trenin yaklaştığını duyuyor istasyondakiler, tuhaf bir senkronizasyonla raylara yaklaşıp boşlukları dolduruyorlar birer birer. Göstergelerden&lt;br /&gt;“Train a l’approche ” yazısını okunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Paris... Kendine doğru mıknatıs gibi çektiğin rüyaların toplu katliamcısı şehir! Bir rüyakırım, bir düşkırıklığından başka nesin ki!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;evet, daha ozgur muyum bilmiyorum. ama hic olmadigi kadar derin nefes aliyorum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 ocak'tan bu yana, kapali butun mekanlarda sigara yasaklandi, ondan mi acaba? ( hinzir smiley)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-4177460393841884515?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/4177460393841884515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/4177460393841884515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2008/01/pariste-louvre-muzesi-onunden-st.html' title='anonim taksi soforu: &quot;istanbul&apos;a bir gelen bir de gelmeyen pisman.&quot;'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/R4l4BY0uQyI/AAAAAAAAADg/sc7lzI4CJCE/s72-c/DSC05835.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-7354905913988627699</id><published>2007-10-04T17:51:00.000+02:00</published><updated>2007-10-04T18:53:03.180+02:00</updated><title type='text'>Le Mur -gectigimiz kis mevsiminden kalma, gec yayinlanmis post-</title><content type='html'>burada, sokagimin girisinde kirli bir duvar var. Karsisindaki ilkokulun ogrencileri uzerine resimler yapmis, sonra o resimler uzerinden bir cok kez degisik renkte boyalarla grafitiler gecilmis. neyin ne oldugu pek anlasilmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun, dikdortgen, duz, saglam bir duvar. cevresindeki tum binalardan once ilgiyi ustune toplayan. o kadar kirli olmasina aldirmadan sokagin girisinden insanlari buyur eden, bas bas bagiran, yarattigi ilk izlenimden dolayi tum sokagi kendine benzeten. "green wood" sokagindaki tek bitki iste bu duvara bir ilkokul ogrencisi tarafindan cizilmis kirmizi yaprakli, siyah govdeli cirkin bir agac. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duvarin yanindan gecerken geniz yakici bir sidik kokusu geliyor burna. paris'in sarhoslari, usengec yahut aceleci erkekleri konduruveriyorlar iste boyle duvarlara sari/gri lekeler, duvarin dibine ufak bir golet, kaldirim ustu dallanmis, yatagini bulmus sidik dereleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de evsizler var. duvarin kenarina konuslanip uyuyan, yemek pisiren, sohbet edip icki icen ve inatla, umursamazca iseyen. sirtlarini dayadiklari duvar gibi sokagi domine edip cirkinliklerinden kacirilmak istenen bakislara ragmen butun ilgiyi uzerlerine topluyorlar. cirkinlik? kirli sakalin, uzun suredir yikanmamisligin, yagli saclarin, ici toprak ve kir dolu tirnaklarin, ucuz alkolle karisik agiz kokusunun, nasirli ve mantarli ayaklarin, delik ayakkabilarin, yirtik pantolonlarin ve bunlarin butununun cirkinliginden bahsediyor komsular. &lt;br /&gt;"bu da yetmezmis gibi, hic susmadan bagirisiyorlar" diyorlar. bakkali, mimarlik burosu, sushi restorani, sarap mahzeni, emlak burosu, jinekolog muayenehanesi, sanat galerisi, supermarketi, biyolojik meyve/sebze hali, chirac'in favori restorani, arjantin spesiyaliteleri bufesi ve yesil tenteli bistro kapilarini kapali tutuyor onlara. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sabah arabasiyla cigerlerini sokercesine tukuren insanlarin onunden gecen doktoru, satilmamis domateslerini, yenmemis sushileri,ucundan isirilmis ekmekleri onlara vermeyip cop kutularina birakan restoran/market sahiplerini, pencerelerinden mis gibi yemek kokulari gelen komsulari anlayamiyorum. sana/bana/bizim gibilere benzemediklerinden, cirkin, sarhos ve pis olduklari icin yanlarina yaklasmaktan korktugumuz, dilenen, acikan, temiz sokaga iseyip geniz yakici kokuya ragmen orada uyuyan bu insanlara evimin kapilarini acmak, gelin bir dus alin, saclarinizi tarayin, tirnaklarinizi kesin, camasirlarinizi yikayin, yemek yapin demek istiyorum. ama korkuyorum. kendimi de anlayamadigim insanlar kumesine dahil ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://parisetsamisere.unblog.fr/files/2006/09/sdf%20russe%2041.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://parisetsamisere.unblog.fr/files/2006/09/sdf%20russe%2041.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hava buz gibi, agir ve sisli. uzerimde katman katman giysilerle bile usuyorum. bu sabah metroya binmeden once o duvarin onunden yine her gun oldugu gibi gececegim, benden yine para isteyecekler, varsa bozukluk uzatacagim, yoksa gulumseyip iyi gunler dileyecegim. yine onlar icin uzulup, onlar icin usuyecegim ve hicbir sey yapamayacagim. butun bunlarin Paris'in orta yerinde, hafif bo-bo, cokca homo, pek bi moda mahallelerinden birinde gectigini dusunup sasiracagim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne diyorlardi haberlerde? "paris'teki evsizlerin artik cadirlari var." soguktan ve yagmurdan koruduk evsizleri. sereserpe yayilip, koku yaymalari, turistleri tiksindirmeleri, paris'in goruntusunu cirkinlestirmeleri az da olsa onlendi, evet. yasasin paris belediyesi, yasasin avrupa'nin en sosyal devleti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.jeunesradicaux.net/paris/photo/527473-644374.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://www.jeunesradicaux.net/paris/photo/527473-644374.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-7354905913988627699?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7354905913988627699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7354905913988627699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/10/le-mur-gectigimiz-kis-mevsiminden-kalma.html' title='Le Mur -gectigimiz kis mevsiminden kalma, gec yayinlanmis post-'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-3390426296638574184</id><published>2007-10-01T14:19:00.000+02:00</published><updated>2007-10-01T14:29:42.432+02:00</updated><title type='text'>İnsan kalabilmektir bütün direnişin, mücadelenin özü</title><content type='html'>ben bu ara, fena zirildak, pek tabii duygusal, dokunsan huzunlenip haftalarca kendime gelemeyecek kadar yipranmaya hazir hallerdeyim zaten Yildirim'cigim (Turker).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugun yazdigin yazidan sonra, labda gozlerimi nasil saklayacagimi, kendimi nerelere sokacagimi bilemedim be adam. yapilir mi bu, koyulur mu o caaanim mektup: &lt;br /&gt;http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=234429&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAC bilgisayarin azizliginden olacak, link veremiyorum, kopileyip peystlersiniz degil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelicem ben, bi dolu yazi birikti. yeniden dogmam, kendimle uzlasmam, copleri disari cikarip hayatimin baharinda bahar temizligi yapmam gerek. biraz da ucundan gunes verseniz, beni nereye gitsem takip eden yagmur bulutlarini bi zahmet itekleseniz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-3390426296638574184?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/3390426296638574184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/3390426296638574184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/10/insan-kalabilmektir-btn-direniin.html' title='İnsan kalabilmektir bütün direnişin, mücadelenin özü'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-7664072504812881601</id><published>2007-08-13T00:53:00.000+02:00</published><updated>2007-08-13T01:14:07.103+02:00</updated><title type='text'>melody</title><content type='html'>once sunu dinliyoruz, kendimizden geciyoruz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180" height="23"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_1"  FlashVars="id=1&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen?u=..wLzRmb192cvc2bsJmLvlGZhJ3L0h2XhR3cpZnclRHbh91LnJ3buEGdzlmdyVGdsFmLl5WYnFGa/Oi%2520Va%2520Voi%2520-%2520Refugee.rbs&amp;cover=1&amp;crossfader=1&amp;replay=1&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#666666;new_tracks:#000000;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ardindan hic ara vermeden bunu izliyoruz, titreyip kendimize geri geliyoruz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180" height="23"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_1"  FlashVars="id=1&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen?u=.8yck5WdvN3Ln9Gbi5ybpRWYy9icm5SZlJnZuM3blRWa2R2b/Lauryn%2520Hill%2520-%2520Mr.%2520Intentional.rbs&amp;cover=1&amp;crossfader=1&amp;replay=1&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#666666;new_tracks:#000000;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bu adamlar neler hissediyorlar, nasil bir dunyada yasiyorlar da boyle muzikleri yapabiliyorlar" demek istiyorsak suna bir goz atiyoruz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/DwA_Zg_z-FI"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/DwA_Zg_z-FI" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cingene muzigine bu ara cilginca takan Ezop'un havasina girelim diyorsak, Tony Gatlif gibi bir yonetmenin farkinda degilsek sunu bir izliyoruz (Romain Duris, sen nasil bir seysin) :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/_TjGQbUz36Q"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/_TjGQbUz36Q" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en son burdan kosa kosa bu linke gidip bi de bunu izliyoruz, kubik ruyalar goruyoruz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.michalevy.com/gs_download.html"&gt;http://www.michalevy.com/gs_download.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 notayla kac degisik beste yapabiliriz ki zaten degil mi ahah&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat ne guzel. Bazen.&lt;br /&gt;Ugurlar olsun efendim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-7664072504812881601?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7664072504812881601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7664072504812881601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/08/melody.html' title='melody'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-5748352705209856351</id><published>2007-08-11T20:14:00.000+02:00</published><updated>2007-08-11T20:15:17.515+02:00</updated><title type='text'>wouldn't it be a lovely headline "Life is Beautiful" on the NY Times</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/riJJbPdCxBY"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/riJJbPdCxBY" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-5748352705209856351?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5748352705209856351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5748352705209856351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/08/wouldnt-it-be-lovely-headline-life-is.html' title='wouldn&apos;t it be a lovely headline &quot;Life is Beautiful&quot; on the NY Times'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-3535547755127651343</id><published>2007-08-05T21:34:00.000+02:00</published><updated>2007-08-05T21:56:45.220+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p style="visibility:visible;"&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://widget-62.slide.com/widgets/slideticker.swf" height="320" width="426" style="width:426px;height:320px"&gt;&lt;param name="movie" value="http://widget-62.slide.com/widgets/slideticker.swf" /&gt;&lt;param name="quality" value="high" /&gt;&lt;param name="scale" value="noscale" /&gt;&lt;param name="salign" value="l" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"/&gt; &lt;param name="flashvars" value="cy=ms&amp;il=1&amp;channel=576460752307101794&amp;site=widget-62.slide.com"/&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=ms&amp;ad=0&amp;id=576460752307101794&amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-62.slide.com/p1/576460752307101794/ms_t041_v000_a000_f00/images/xslide1.gif" border="0" ismap="ismap" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=ms&amp;ad=0&amp;id=576460752307101794&amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-62.slide.com/p2/576460752307101794/ms_t041_v000_a000_f00/images/xslide2.gif" border="0" ismap="ismap" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-3535547755127651343?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/3535547755127651343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/3535547755127651343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/08/blog-post.html' title=''/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-2297000743293621457</id><published>2007-07-30T17:21:00.000+02:00</published><updated>2007-07-30T17:30:01.485+02:00</updated><title type='text'>kadinim</title><content type='html'>tanju okan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimi bunyelere receteyle verilebilsin ancak.&lt;br /&gt;ruh sagligi/ hali/ vakti/ keyfi yerinde insanlara. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sey yerli yerinde deriz hani. seylerin yerleri vardir, her sey bir yere aittir. "fascist"ce bir fashion tandansinda, "fashistce" hatta. -yersizim ya ben, ondan koyuyor olsa gerek konseptuel ama tutarli yerindelik-. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keyfi de yerindedir ya boyle kimilerinin, orda durur yillarca, tozlu ama kipirdamaz bir keyfi yerindelik hali. iste ben asil o insanlarin mi yoksa kendimin mi ruh hastasi oldugu (cumle bozukluklarimla sev beni okur) konusuna 'mantigi yerinde' bir aciklama/ aydinlatma getiremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu soruyu kendime sorarken tanju baba fonda "esyalar toplanmis seninle birlikte, anilar dagilmis odaya, her yere" diye tok sesiyle odamda/evimde sarki soylemesin, rica ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her seyin bir yeri var, zamani var, degil mi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ozlemin bile.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-2297000743293621457?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2297000743293621457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2297000743293621457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/07/kadinim.html' title='kadinim'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-3828504945996964585</id><published>2007-07-30T16:48:00.000+02:00</published><updated>2007-07-30T17:11:50.928+02:00</updated><title type='text'>le monde diplomatique'ten...</title><content type='html'>ufacik bir paragraf. Basligi: Turquie (Turkiye). Ufacik satirlarin bile arasindan turc/turque/turquie kelimelerini gorebilecek atmaca gozlerim, ikinci sayfadaki kucuk ama kalin fontlarla yazilmis bu basligi tabii ki kacirmiyor.&lt;br /&gt;inspirationlarla dolu yabanci basina dusunce gucunu gelistirme sorulari sormus Bertrand Kennedy.&lt;br /&gt;Diyor ki, peki tamam, Adalet ve Kalkinma Partisi ezici bir ustunlukle yeniden TBMM'de yerini aldi ve siz bunu "yeni osmanlilarin zaferi olarak lanse ettiniz (bu kismi boyle anlatmiyor, ben satir aralarindan ceviriyorum, kinaye guzel bir kurumdur, tadindan yenmez)" fakat....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden buyuk illerde cumhuriyetci mitingler duzenlendi, ve baslarinda hep ve sadece kadinlar vardi?&lt;br /&gt;AKP'nin kuruculari kim?&lt;br /&gt;icten ve distan yonettigi kitle kim?&lt;br /&gt;halki gercekten temsil ediyor mu?&lt;br /&gt;demokrat mi, durust mu, laik mi?&lt;br /&gt;cesmenin suyu nereden geliyor?&lt;br /&gt;demokrasi icin gercekten ne yapti, sosyal adalet icin, cok seslilik icin?&lt;br /&gt;2002 yilinda neden secilmisti, vaatlerini yerine getirdi mi?&lt;br /&gt;dokunulmazlik yasasi nedeniyle kac tane AKP milletvekili yargidan kacabiliyor?&lt;br /&gt;Turkiye'de kim modern bir toplum, kuralli bir duzen taraftari, kim gelisiguzel bir sistem istiyor?&lt;br /&gt;bati medyasi AKP'yi neden bu kadar cok seviyor?&lt;br /&gt;Irak isgali sirasinda Amerika'ya hangi Turk partisi destek verdi?&lt;br /&gt;Turkler neden AB konusundaki umutlarini tamamen yitirip, ulus-devlet anlayisini benimsemeye basladi?&lt;br /&gt;AKP'yi basa getiren ekonomik sikintilarin kaynagi neydi?&lt;br /&gt;peki ya 1950'den beri Turkiye'yi kimler yonetiyor zaten? sagci partiler mi, tam zitti oldugunu (s)andigimiz laikler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buyrun size cancanli case study sorulari, icinden ciktiginizda bana da haber vermezseniz cok bozulurum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-3828504945996964585?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/3828504945996964585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/3828504945996964585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/07/le-monde-diplomatiqueten.html' title='le monde diplomatique&apos;ten...'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8236238686273519403</id><published>2007-07-30T16:20:00.000+02:00</published><updated>2007-07-30T17:38:49.808+02:00</updated><title type='text'>kureseksuel isinma</title><content type='html'>newsweek dergisinin bu haftaki sayisinda soyle bir yazi var: "After We Are Gone".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kiyamet teorisini, insanin mi dunyanin mi yok olusu uzerine kurardiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cumle icinde kullanilanlar:&lt;br /&gt;- ekolojik dengesine kavusmasi, sayisi 6 milyari bulan zararli bir turun tamamen olmasa da bir kisminin yok olusuna bagli olan mavi bir gezegen.&lt;br /&gt;- saskinca ve gozu donmuscesine tuketen/ureyen/kirleten insan turu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Voluntary Human Extinction Movement diye alip baslarini yurudu kimileri, bakmayin turun hayatta kalma savasi vermesi gerektigi gercegine. Diyorlar ki: "Ey insanoglu/insankizi, artik cocuk yapmayi birak!!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani guzeller guzeli bir aktor amca var, Clive Owen diye. Children of Men diye bir filmde oynadi 2006 yilinda. Dunyadaki en genc insanin bir suikasta kurban gitmesiyle aciliyordu film. En genc insan dedikleri 18 yasinda olursa, hamile kalmak hisseli mucizeler kumpanyasina dahil edilirse, insankizi bebek dunyaya getirebilme, insanoglunun spermi yumurtayi dolleyebilme yetisini yitirirse neler olur? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bizsiz bir dunya"nin cokca anlamsizlasacagini dusunuyorsunuz degil mi? &lt;br /&gt;olasi yok olusumuzu takip eden 10 milyoncuk yilin, dunyanin kendini yenileme sureci oldugundan habersizsiniz cunku, cunku hala hamamboceklerinin ellerine kalacagini saniyorsunuz radioaktiviteyle donanmis/donatilmis/patlamaya hazir mavi planetin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o sirada hitchhiker's guide to the galaxy'den firlamis, kobay rolundeki, iki fare soyle dedi: &lt;br /&gt;gittikce cogaliyorlar efendim, durduramiyoruz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8236238686273519403?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8236238686273519403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8236238686273519403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/07/kuresel-isinma.html' title='kureseksuel isinma'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-7636566090294177004</id><published>2007-07-16T23:18:00.000+02:00</published><updated>2007-07-17T01:38:15.622+02:00</updated><title type='text'>birthday kid</title><content type='html'>aaa nasil da cabuk gecmis, nasil cabucak gelivermis temmuz'un 17'si.&lt;br /&gt;nasil da ceyrek yuzyil devrilmis, &lt;em&gt;yas 25 olmus.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunca yilin dna'larimda yarattigi zararlari, mutasyonu cilginca kutlamak icin tanidigim ne kadar insan varsa davet ettim, sampanya icip dansedecegiz. dogumgunu pastam yok. pasta konseptine karsiyim, 24 tane sampanya sisesinin ustune mum dikerseniz ona bisey demem. cok simarabilirim, aslinda hic simarmaya/da/bilirim. zira asil bekledigim, istedigim, ozledigim hediye ucaga atlayip buraya gel(e)medi. burdan fransiz konsolosluguna eseflerimi bildirir, baskonsolos amcayi ellerinden operim, hadi baskonsolos amca nolur be, bi vize be amca beee demem, koskoca kiz paris'lere doktora yapmaya gitmis baskonsolosla nasil konusulacagini, 'be' denmemesi gerektigini ogrenememis dedirtmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne diyordum... ah evet, pastam yok, ne yas ne kuru. pastasizim. kimse ates yakip ustunden atlamayacak, mangali yakmak icin saatler ve dahiyane fikirler tuketmeyecegiz, kimse mum falan uflemeyecek, kokulu mumlarimi da bu gece icin harcarim sandiysaniz yanildiniz. atesle oynamayacagiz iste, pyromanlar partime gemesin, kendi evlerinde ates yaksinlar. burasi paris, bacasindan duman tuten evinize gelip muhur falan vururlar, gorursunuz atesti somineydi kaloriferdi sobaydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iste ben boylesi histerik hallerde, elimde bir bardak manzana, fransa'da saatin geceyarisini vurmasini bekliyorum. ilk dogumgunu mesajim japonya'daki exchange ailemin kizindan geldi. daha oysa ayin 16 si dedim kendi kendime, sonra saat farkini animsadim, ah dedim Ezop, hic kurnaz degilsin, kizcagiz senden daha iyi biliyor bu isleri. kizdim sonra kendime, actim bi paint dosyasi kocaman &lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;pembe&lt;/span&gt; (en sevdigi renk) bi kalp cizdim. icine japonca " tesekkur ederim &gt;) " yazdim, ogrettiklerini unutmadim bak sevgili exchange kardesim manasinda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son dogumgunu mesajimin kaliforniya'dan gelmesini umuyorum, gelmezse ben arayip uyandiracagim, cabuk dogumgunumu kutla diye bagiracagim telefonda. bu sene boyle de utanmaz olabilirim, &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ne de olsa 25 oldum, hayatta kac kere 25 olabilir ki insan!kac kere ceyrek yuzyili geride birakabilir sorarim size!&lt;/span&gt; hadi yalanciktan 25 oldum diye bile kac defa yalan soyleyebilirsin zaten. bu seneden itibaren yerimde sayiyorum ben ama kimi kandiririm bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;cok degerli okuyucular, saygideger blog calisanlari, sevgili blog arkadaslarim, biricik dunya vatandaslari (tamam abartmiyorum!)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;bugun benim dogumgunum.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;kendimi hic olmadigi kadar, sizi her zamankinden cok kucakliyorum, ay havai fiseklere inanin hic gerek yoktu! hem benim icin yanarli donerli 'parlattiginiz' o eyfel kulesini sonduruverin, cok elektrik faturasi oduyoruz sonra.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.lockershockers.com/images/Bigcake.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.lockershockers.com/images/Bigcake.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-7636566090294177004?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7636566090294177004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7636566090294177004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/07/birthday-kid.html' title='birthday kid'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8348488941592765540</id><published>2007-06-11T21:19:00.000+02:00</published><updated>2007-06-11T21:25:57.482+02:00</updated><title type='text'>byzantinople!</title><content type='html'>yarin istanbul'dayim.&lt;br /&gt;heyecandan yerimde duramaz, valizini bir turlu hazirlayamaz, 'paris'ten Ezop geldi, evde bir bayram havasi' tandansindan cikamaz, hangi ayakkabiyi getirecegimde karar kilamaz, dun geceyi 40 dakikalik bir uykucukla cebelleserek gecirmeme ragmen bir damla uyuyamaz hallerdeyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkesi her seyi ozledim, buralarda bir dakika daha tutmayin beni!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kutu kutu pense, elmami yerse, arkadasim Ezop yarin saat 4 itibariyle ulkesine donse, Istanbul gunesi yuklese bedene, bogaz bogaz koksa!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8348488941592765540?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8348488941592765540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8348488941592765540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/06/byzantinople.html' title='byzantinople!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-6652529424903226040</id><published>2007-05-29T21:16:00.000+02:00</published><updated>2007-05-29T22:38:04.752+02:00</updated><title type='text'>fill the blanks in</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RlyGkvxtbsI/AAAAAAAAACk/kHbF1-nNuNQ/s1600-h/Image+004[1]"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5070075246370713282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RlyGkvxtbsI/AAAAAAAAACk/kHbF1-nNuNQ/s320/Image+004%5B1%5D" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hani gecenlerde arsivsizligimden/gecmissizligimden yakiniyordum ya. iste yorungesinden aniden cikan bir elektron, 5 sene oncesine dair unuttugum ne varsa kutuphane dolusu arsivleriyle, belgelerle, ispatlarla cikti geldi paris'e. tam da her yer dar geliyordu buralarda, sehre gunes ugramiyordu, butun sokaklar kuculup mini bir bezginlik konservesi haline geliyordu. en cok bu anlarda alip basimi gitmek istedigimi biliyor olacak ki, bir suru yesil can erik, istanbul ve hipnotik gio kokulari, merakli ve yaramaz bakislar esliginde tesrif etti buraya sevgili elektron.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durup durup esmerkezli olamadigimiza uzulecegimizi biliyorduk bilmesine. ortak sifatlarin ortak koordinatlar vadetmedigini de tahmin edebilecek yastayiz ustelik. boylesi celiskiler evreninde sen tut harmonik hareket yarat! olacak is mi yavrum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photobucket.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://i192.photobucket.com/albums/z260/soulprocessed/ezop-1.gif" border="0" alt="Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birisi gozlerinin icine bakip "oyle mutluyum ki simdi suracikta olebilirim" dese, o ani gozkapaklarinin icine resmetmek istemez miydin? ya da tutup elini tam da gogsunun sol tarafinda bir yere goturse, dakikalarca orada tutsa, avcunun altinda atan kalbin ritmine kapilip o ani slow motion yasamaya, dudaklardan dokulen sozcukleri duyamamaya baslamaz miydin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkesin normal, seninse cember disi ilan edildigin zamanlarin coktan bittigini, artik cemberin disindan icini kontrol etmeye basladigini, farklilastigini, algi mekanizmalarinin formullerinin bastan yazildigini, guclendigini, guc verdigini anlayan ve gio kokan erkeklerden uzak durmali demistin/iz/degil mi?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-6652529424903226040?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/6652529424903226040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/6652529424903226040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/05/hani-gecenlerde-arsivsizligimdengecmiss.html' title='fill the blanks in'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RlyGkvxtbsI/AAAAAAAAACk/kHbF1-nNuNQ/s72-c/Image+004%5B1%5D' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8862085288422466818</id><published>2007-05-10T04:32:00.000+02:00</published><updated>2007-05-10T04:40:11.235+02:00</updated><title type='text'>kutu kutu pense, elmami yerse, arkadasim Ezop ulkesine donse!</title><content type='html'>tam olarak 1 ay 3 gun sonra, burada, bu manzaraya karsi benimle cekirdek citleyip, yesil erik yemek, manzara'ya inip sosyete tostu/cay/mutlulugu resmedebilir misin abidin alegorisinde huzurla takilmak, yeni bicilmis cimlerin uzerine yayilip nostalji cereyanina tutulmak sonra toprak ustunde ciplak ayak yuruyup butun o elektrigi ustunden atmak, ardindan aheste aheste bebek'e inip kooocaaaman bir cilekli, muzlu, yari beyaz/yari sutlu cikolatali waffle icin kendini abbas'a atmak isteyenler, ELIME MUM DIKSIN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.boun.edu.tr/resimler/guney_kampus/guney_kampusdan_manzara_11b.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://www.boun.edu.tr/resimler/guney_kampus/guney_kampusdan_manzara_11b.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8862085288422466818?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8862085288422466818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8862085288422466818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/05/kutu-kutu-pense-elmami-yerse-arkadasim.html' title='kutu kutu pense, elmami yerse, arkadasim Ezop ulkesine donse!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-1427335127233009761</id><published>2007-05-08T20:46:00.000+02:00</published><updated>2007-05-08T23:36:35.002+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>nasil zor bu isler yonca.&lt;br /&gt;bir yanda masmavi bir okyanus, diger yanda sonuk bir volkan. &lt;br /&gt;(detaylara girmek istemeyen insan smiley'i)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;detay demisken. bu arada. iki arada bir derede. hayatimin ozetini cikarip verseler, detaylarin hukmetmedigi bir evrene dahil etseler, daha mi kolay olurdu karar vermek? cok mu boguluyoruz bunca ayrinti arasinda? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ay be okur, hayatim bit pazarina donmus, drama queen olmusum, tek derdim ustume tam oturacak, cok eskitilmemis/ yipranmamis, potikareli bir etek bulmak olmus. elbise yiginlarinin arasindan ucu gorunecek o etegin, isil isil isildayacak o uc uzaktan, yavas yavas yaklasacagim, biraz eseleyip kendime dogru cekecegim o etegi. sonra benim olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RkDFkCVSHXI/AAAAAAAAACM/KaJecVfkwoU/s1600-h/IMG_0215.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RkDFkCVSHXI/AAAAAAAAACM/KaJecVfkwoU/s320/IMG_0215.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062263204056538482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam da boyle olmadi aslinda. ortada ne bit pazari vardi, ne elbise yiginlari. oldukca normal/cokca siradan/ve fakat oldukca hezeyanli oldu etienne marcel caddesinde bir butik'te, sira sira dizilmis etekler/elbiseler/jeanler/bluzler arasindan "beni al! beni al!" diye bagiran etegimle kavusmamiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben Audrey oldum, o da 'babaanne etegi' imajindan siyrilip 'Parizyen' etegi oldu. daha ne olsun, boylece anlasiverdik. Tek kalan 36 bedeni kaptigim gibi kasaya kosuyorum. Kasadaki kiz gulumsuyor, "hickimseye bu kadar yakismamisti onceden bu etek" diyor, samimiyetinden emin olamiyorum. umrumda bile degil, ben bu etegi istiyorum, adrenalinim yuksek, kalbim potikare corbasi. "haberiniz vardir, gecen Popstar'da bi kiz giydi bu etegi, ondan beri deli divane gibi ariyorlar bu etegi genc kizlar" . Hayir haberim yok bu enstanteneden, hayir, bu bile yildiramaz beni, ben bu etegi istiyorum, umrumda degil. adrenalinim hala yuksek, kalbim hala potikare corbasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RkDKziVSHZI/AAAAAAAAACc/5xwzRjalJ2M/s1600-h/IMG_0206.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RkDKziVSHZI/AAAAAAAAACc/5xwzRjalJ2M/s320/IMG_0206.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062268967902649746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;butikten cikiyorum, etegim parlak gumusten bir cantada, kirmizi bir 'ipek' kagida sarili. bir kac metre sonra adamin biri yolumu kesiyor. "hey" diyor. bakiyorum. cantanin sapinin tam ustunden, kolumdan tutuyor, "tanismiyoruz, ama tanisabiliriz, birbirimizi tanimayi ogrenebiliriz!" sarsiyor, siktikca sikiyor kolumu, canim yaniyor. adami itiyorum, cevreden insanlar mudahale ediyor. adami itekleyip benden uzaklastiriyorlar, bir tanesine gulumseyip tesekkur ediyorum sessizce. kafasini 'onemli degil, ne demek' anlaminda salliyor.&lt;br /&gt;onemli degil tabii diyorum kendi kendime, etegim ve ben, kizaran kolum, yolumuza devam ediyoruz. gereksiz ayrintilar evrenine yolluyorum adami, burusturulup cope sutlanan bir kagit gibi. bir tek kolundaki johnny hallyday dovmesi kaliyor aklimda. johnny'nin mavi kurt gozleriyle cakisiyor dunyanin oteki ucundaki masmavi okyanusun rengi. kirmizi ipek kagit ruzgar estikce hisirdiyor, topuklu ayakkabilarimdan cikan seslere karisiyor. 1 ay, 4 gun sonra Istanbul'da olacagim geliyor aklima, 'etegimi' diyorum 'giyip anneme gosterecegim'. ruzgar esiyor, icim urperiyor, saclarim ucusuyor, en sevdigim sampuanimin kokusu silip atiyor yanimdan gurultuyle, tozu dumana katip gecip giden motorun biraktigi gurultuyu/kokuyu/siniri. bugun kimse canimi sikamiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-1427335127233009761?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/1427335127233009761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/1427335127233009761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/05/nasil-zor-bu-isler-yonca.html' title=''/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RkDFkCVSHXI/AAAAAAAAACM/KaJecVfkwoU/s72-c/IMG_0215.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8688603541480571820</id><published>2007-05-04T03:54:00.000+02:00</published><updated>2007-05-04T03:59:43.016+02:00</updated><title type='text'>horreur d'anticipation</title><content type='html'>kisilik yahut iq testlerinden cikan sonuclarla bedava metro dergilerinde yazan burc tahminleri arasindaki 7 farki bulunuz. &lt;br /&gt;Su alttaki birtakim sifatlar benmisim. hadi al burdan kategorize et beni baby.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;intellectual&lt;br /&gt;withdrawn&lt;br /&gt;idealistic&lt;br /&gt;alert&lt;br /&gt;progressive&lt;br /&gt;non traditional&lt;br /&gt;future oriented&lt;br /&gt;coercive&lt;br /&gt;antagonistic&lt;br /&gt;assertive&lt;br /&gt;domineering&lt;br /&gt;pleasure seeking&lt;br /&gt;insensitive&lt;br /&gt;materialistic &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haddi hesabi yok geceleri yatagimizin altinda nobet tutan keskelerin. Hey gidi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8688603541480571820?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8688603541480571820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8688603541480571820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/05/horreur-danticipation.html' title='horreur d&apos;anticipation'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-5207582651955172513</id><published>2007-04-28T19:37:00.001+02:00</published><updated>2007-04-28T19:37:40.838+02:00</updated><title type='text'>religion/power/sex/money</title><content type='html'>&lt;object width="448" height="372"&gt;&lt;param name="movie" value="http://api.aniboom.com/embedded.swf?videoar=1510" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="quality" value="high" /&gt;&lt;embed src="http://api.aniboom.com/embedded.swf?videoar=1510" quality="high"  width="448"  height="372" allowscriptaccess="sameDomain" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-5207582651955172513?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5207582651955172513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5207582651955172513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/04/religionpowersexmoney.html' title='religion/power/sex/money'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-1038905960527520852</id><published>2007-04-28T03:04:00.000+02:00</published><updated>2007-04-28T03:35:41.967+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>"kendim disinda kimseyi yargilamam!!" deyip de analizlerine devam eden, kategorizasyon gulu, sematik insan, hayati excel tablosu tandansinda yasayan bir adam hayal edin. (a kumesi)&lt;br /&gt;bir de hayatin kronometrik ayarlariyla sorun yasayan, saglik sigortalarindan, pasaportlardan, sakin limanlardan, kontratlardan nefret eden bir kadin. (b kumesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;a kumesi:&lt;/strong&gt; askin matematigi sayilar ve onlarin turevleri uzerinden calismak yerine kalp atisi ve onun ritmleri uzerinden calisir. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;b kumesi:&lt;/strong&gt; formullere dokmek gerekiyor yani kalp atislarini ve bunun hormonal dengemiz uzerindeki etkilerini.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;a kumesi:&lt;/strong&gt; her sey bir kac basit denklemin sonucu. dolayisiyla, bu sorunun cevabi evet.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;b kumesi&lt;/strong&gt; ama zaman yenilenemeyecek tek kaynak belki de. kendini dunun ve yarinin aurasina kaptirip bugunu yasayamadigin hissine kapilmiyor musun bunca formul/satir/kolon/fonksiyon/grafik arasinda?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;a kumesi&lt;/strong&gt; bugunu yasamam icin dunun istatistiklerine ve yarinin olasilik hesaplarina ihtiyacim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayranlik duydugum ve tanimak istedigim insanlar kumelerinin kesisiminde yer alan a kumesi insanina yol boylesi bir diyalogdan sonra gorundu. sizi bir daha gormeyecegim gosem bile kendimden uzak tutacagim insanlar kumesine transfer ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ac bakalim ordan bir excel tablosu, bi karenin ustune tikla, &gt;insert &gt;function &gt; error.type.ab&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haydi o zaman, evli evine, kumeli kumesine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RjKk2yVSHVI/AAAAAAAAAB8/yu_B_UTYiKg/s1600-h/venn-diagram.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RjKk2yVSHVI/AAAAAAAAAB8/yu_B_UTYiKg/s320/venn-diagram.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5058286592621419858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-1038905960527520852?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/1038905960527520852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/1038905960527520852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/04/kendim-disinda-kimseyi-yargilamam-deyip.html' title=''/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RjKk2yVSHVI/AAAAAAAAAB8/yu_B_UTYiKg/s72-c/venn-diagram.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-759479290389727961</id><published>2007-04-27T01:19:00.000+02:00</published><updated>2007-04-27T01:56:12.051+02:00</updated><title type='text'>sobelerini bir cirpida sobalamak isteyen insan</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.journeytoblue.com"&gt;dilayra&lt;/a&gt;'dan sobe geldi. &lt;br /&gt;soyleki, henuz sobalanmamis bi sobe var &lt;a href="http://www.aslicin.blogspot.com"&gt;asli&lt;/a&gt;'dan gelen, bi de &lt;a href="http://www.optikfenomen.blogspot.com"&gt;lenore&lt;/a&gt;'unki. unutmadim. euh. (odevini yapmamaktan utanc duyan cocuk smiley'i koyalim buraya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Daha once yasadigim uc sehir?&lt;br /&gt;Paris, oncesinde Istanbul, arada ortaya karisik Boston, oncesinde Eregli ondan da oncesinde Ankara. ay 5 etmis, burda durayim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Tatil icin gorup onermek istedigim uc yer?&lt;br /&gt;mikrosehir Dubrovnik, makrosehir Newyork, sacrésehir Tokyo. &lt;br /&gt;ben bu soruyu sevmiyorum, gidin gorun iste her yeri, sehrin tavsiyesi mi olur, herkesin sehri kendine dememis miydik biz burada daha once?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Gormek istedigim 3 yer?&lt;br /&gt;guney amerika'nin tamami. 3'ten fazla ediyor, kendi icinizden sayin, sayin emel sayin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Meslegim?&lt;br /&gt;obsesif kompulsif kanserolog, lab gulu, hucre kulturlu ilim irfan insani. bi nevi klonlama muhendisi/ public danger.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Dunyaya yeniden gelsem hangi meslegi yapmak isterdim?&lt;br /&gt;bana bu sorularla gelmeseniz sobe bey. ne bileyim, olmayacak ihtimaller uzerinde keskelerimi niye dansettireyim. bi daha dunyaya gelsem elif safak olmak isterdim, bi nevi second runner-up kainat guzeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Asla yapmazdım dediğim meslek?&lt;br /&gt;figuranlik. hostes. uyusturucu kacakcisi da olamam bak mesela. ben bu soruyu da tutmadim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Yaşam felsefemi oluşturan sözlerden biri?&lt;br /&gt;Ow. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Bir kitaptan alıntı, sevdiğim bir söz?&lt;br /&gt;Ow. Ow. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Çok sevdiğim şiirden bir parça?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.neuroticpoets.com/plath/madgirl.shtml"&gt;I shut my eyes and all the world drops dead;&lt;br /&gt;I lift my lids and all is born again.&lt;br /&gt;(I think I made you up inside my head.)&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-759479290389727961?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/759479290389727961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/759479290389727961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/04/sobelerini-bir-cirpida-sobalamak.html' title='sobelerini bir cirpida sobalamak isteyen insan'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-2364121556572249969</id><published>2007-04-23T03:27:00.000+02:00</published><updated>2007-04-23T04:07:14.794+02:00</updated><title type='text'>los angeles collisions</title><content type='html'>sen kalk sabahin korunde (sabahin 5'inde), charles de gaulle havaalanina git, her sey ters gitsin, ucak kacsin, yeni ucak bulunsun, 11 saatlik yol arkada koltugunuzu geriye yatirmanizdan hic de hosnut olmayan ve bunu koltuga indirdigi tekmelerle belli eden acayip bir hatunla gecsin, los angeles'a gec inis yapan ucak yuzunden aktarma yapacaginiz diger ucak da kacsin, metrelerce kuyrukta 4 saat bekledikten sonra united airlines monterey'e ilk ucagin ertesi sabah kalkacagini, bavullarinizin coktan monterey'e ulastigini bildirsin ve bunun kendi hatalari olmadigini, otel odasi falan ayarlayamayacaklarini soylesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oracikta, 28 saatlik uykusuzluk, aclik, yorgunluk, bavulsuzluk, calismayan aptal fransiz kredi kartlari ve caaaanim amerikan insaninin ustun zeka seviyesi ustune cullaninca ne yapardin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben oldugum yere oturdum, ellerimle basimi sabitlemeye calisirken, dizlerimle akan burnumu ve gozyaslarimi silmeye basladim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gozlerimi kaldirdigimda bir cift masmavi italyan goz bana bakiyordu. elini uzatti, oldugum yerden kaldirip gulumsedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"4 saatlik kuyruk yuzunden san francisco ucagini kacirdim, los angeles'ta oturuyor olmama ragmen bana otel odasi ayarladilar, istersen bu odaya sen yerles, benim ihtiyacim yok" dedi. basinin ustunde hale olsaydi, LAX havalimanini asasiyla ortadan ikiye ayirip su ustunde yuruseydi, yemeden icmeden ormanda takilan kucuk buda oldugunu soyleseydi bu kadar sasirmayacaktim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fransiz ev arkadasi, o, ben, ve benim is arkadasim arabaya atladik, otele gittik. otel odasi benim ve is arkadasimin adina ayarlandi, yukari cikmak icin asansoru beklerken "1 saat sonra geliyoruz, hazirlanin, yemege gidicez" dediler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemege gittik, sunset bulvar'inda ciplak ayak dansettik, hollywood bulvari'ni ve kodak tiyatrosunu soooyle bir kolacan edip marilyn monroe'nun el ve ayak izlerinde takili kaldik dakikalarca. ordan ver elini Hollywood yazisinin oldugu tepeler, Beverly Hills evleri, Edward Norton'in bahcesi, Madonna'nin evinin etrafindaki korumalar vesaire derken hic hesapta olmamasina ragmen harika bir aksam ustu gecirdik. butun bunlari hicbir karsilik beklemeden ve tum iyi niyetiyle sadece yardim etmek icin yapan R.'ya sonsuz tesekkurler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://galenfrysinger.us/1/us/footprints08.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://galenfrysinger.us/1/us/footprints08.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazen ustunuze kapanan kapilar, kacan ucaklar, saatler suren kuyruklar, inatci havayolu personeli size aslinda guzel bir surpriz hazirliyor olabilir. bir seyler ters gittiginde etrafiniza iyi bakin!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-2364121556572249969?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2364121556572249969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2364121556572249969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/04/los-angeles-collisions.html' title='los angeles collisions'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-5124013980754153090</id><published>2007-04-11T22:43:00.000+02:00</published><updated>2007-04-12T00:47:47.085+02:00</updated><title type='text'>Kac yil gecmis aradan?</title><content type='html'>&lt;div style="visibility:visible;"&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://widget-66.slide.com/widgets/slideticker.swf" height="300" width="400"&gt;&lt;param name="movie" value="http://widget-66.slide.com/widgets/slideticker.swf" /&gt;&lt;param name="quality" value="high" /&gt;&lt;param name="scale" value="noscale" /&gt;&lt;param name="salign" value="l" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"/&gt; &lt;param name="flashvars" value="cy=ms&amp;il=1&amp;channel=144115188082170726&amp;site=widget-66.slide.com"/&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="width:400px;text-align:left;"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?ad=0&amp;tt=14&amp;sk=0&amp;cy=ms&amp;th=0&amp;id=144115188082170726&amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-66.slide.com/p1/144115188082170726/ms_t014_v000_a000_f00/images/xslide1.gif" border="0" ismap="ismap" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?ad=0&amp;tt=14&amp;sk=0&amp;cy=ms&amp;th=0&amp;id=144115188082170726&amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-66.slide.com/p2/144115188082170726/ms_t014_v000_a000_f00/images/xslide2.gif" border="0" ismap="ismap" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yillar sonra, aradan nice birlikte yasanmamis ani/yildonumu/kahkaha/huzun gectikten sonra, ani bir kararla bulustuk.&lt;br /&gt;Geleceklerini soylediler bana, nasil olacagi(miz) konusunda hicbir fikrim yoktu, ustelik biraz urperiyordum gizliden. ya hayat bizleri, birbirimizi taniyamaz olacagimiz noktalara suruklediyse? ya cocuklugumu, genc kizligimi, ilk asklarimi birlikte atlattigim o iki kiz eskisi gibi degillerse? ya ben? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir sabah, bir havaalaninda yeniden basladi, 5 yil ara verdigimiz dostlugumuz. Ilk dakikalarimiz urkek, gozlemci... sonralari mutluluk sarhosu 3 genc kadinin Paris'in altini ustune getirme seruveni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gozlerimizde hala o cocuksu ifadeyle sokak sokak dolanirken, 17 yasimiza geri donduk aniden. bir soyler, bin guler olduk. "ah kaldirimlar biliyor, bir devir muhtesemdik" olduk. notre dame'in tepesinden Paris'e bakan turistlerin en sen kahkahalisi, en huzurlu usuyeni, en guzel fotograf cekeni olduk. Yagmur kusan gargoylelar arasinda saklambac oynayan kendini bilmezlerdik, dik merdivenlerden cikarken/inerken basamaklari saymayan tek grup bizdik ustelik (kimileri zorlasan da klise olamiyor sekerim!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aaaa seine nehri, aaaaa louvre piramidi, aaaaaa eyfel kulesi diye sen sakrak gezinedururlarken onlar, arsivsizligim/gecmissizligim yuzunden seyrek araliklarla yasayabildigim nostaljik anlarin keyfini cikardim ben.&lt;br /&gt;kah sahil yolunda yedigimiz gozlemelerin kokusu geldi burnuma, kah sabahin korunde yollara dokulup dershaneye gidislerimiz, deli inadimiz, surtusmelerimiz, birbirimizi kiyasiya elestirip sekillendirislerimiz, derslerdeki notlasmalarimiz, sinavlarimiz, sevgililerimiz, sevgilisizliklerimiz, alisverise cikislarimiz, otobus yolculuklarimiz, fotograflarimiz, en ince detayina kadar hayatlarimizi didikleyislerimiz, mektuplarimiz, tatillerimiz, yokus yukari-yokus asagi birinin evinden digerine kacislarimiz, lise son partilerimiz, dans videolarimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bu iki kadina istesem de istemesem de, gorussek de gorusmesek de, gobekten bagli kalacagim, evet. birbirimizin hamuruna karisip yogrulduk senelerce, hangi parcamdan, nasil eksik kalabilirlerdi ki zaten? bana 12 yasindan 17 yasina kadar ne yasadin diye sorsalar, anlatacagim her seyde varlar. biz uc guzel cocuk, yasanabilecek en guzel, en saglikli cocukluklardan birini birlikte buyuduk. Ve ben bunu ancak, yuzlerini dahi gormedigim koskoca 5 seneyi gecirdikten sonra, cocuklugumla aramda yillar, 2500 km ve alinmayan ucak biletleri varken, Paris'in yagmur bulutlari parmak uclarimi usuturken farkettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buyumek sandigimiz sey birlikte daha cok gulebilmek, birlikte kuculebilmek, yalinayak yere basabilmek, yasaklari cigneyebilmek, daha cok sir tutabilmek, daha cok anlayabilmek, daha cok catisabilmek, nasil catisilacagini ogrenmek, kadinsilasabilmek, topuklu ayakkabi giymeye usenmemek, nasil makyaj yapilacagini bilmek, siselerce sarap tuketebilmek, sabaha kadar durmadan konusurken bir cirpida kacirilmis anlari anlatabilmekmis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonrasi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah ne kahraman, ne cesur / Ne güzel çocuklardık / Her yeni günü ümitle /Nasıl kucaklardık /Hem utangaç hem hevesli /Mektepli sevgililerdik /Pek kırılgan pek acemi /Bir söyler bin gülerdik &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah kaldırımlar biliyor  &lt;br /&gt;Bir devir muhteşemdik&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-5124013980754153090?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5124013980754153090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5124013980754153090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/04/kac-yil-gecmis-aradan.html' title='Kac yil gecmis aradan?'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-2402897018317365832</id><published>2007-04-09T19:28:00.000+02:00</published><updated>2007-04-09T19:49:25.760+02:00</updated><title type='text'>Hayat suyu</title><content type='html'>ulkesizim.&lt;br /&gt;evsiz, hesapsiz.&lt;br /&gt;24 yillik bir gecmisim, 24 yillik bir kulturum var/olmali/degil mi?. &lt;br /&gt;sarabim var. sevgilim yok. gidecek biletim yok. tanrim yok. sokaklarda sarki soyleyip para kazanan cingenelerim var.&lt;br /&gt;gercegi goremeyen gozlerim olsa ne yazar, gulumsemem var. gogsumde deli carpintili bir yurek, dudaklarima tutturulmus yuzlerce turku ve soyleyecek sozlerim, bosanacak yagmurvari hiddetim var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayat benim. resmiyetsiz ve sonsuz ozgurlugum de. bedenim de. gecmisim, bugunum,  gelecegim de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/Rhp77ePR-eI/AAAAAAAAABU/hQ_CZbju8Y8/s1600-h/ezop.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/Rhp77ePR-eI/AAAAAAAAABU/hQ_CZbju8Y8/s320/ezop.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5051486193709087202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sirtimda tasidigim bayraksiz/silahsiz/ordusuz/marssiz ulkede mayhos danslar ediliyor. catilardan damlayan su damlalarindan kacmaya da calisilmiyor. delikanli oglanlari/kizlari kimse savasa hazirlanmaya gondermiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olumcul olduguna inanir misiniz bazi tatlilarin? &lt;br /&gt;hayat bulmak icin sevisirdi insanlar eskiden, simdi tedavisi olmayan hastaliklardan olmekten veya kaza eseri hayat vermekten kacinmak icin korunuyorlar sevismekten/sevisirken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayat iki insanin birbirine suni tenefus yapmasiydi oysa, biz oyle bil(ir)dik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-2402897018317365832?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2402897018317365832'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2402897018317365832'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/04/hayat-suyu.html' title='Hayat suyu'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/Rhp77ePR-eI/AAAAAAAAABU/hQ_CZbju8Y8/s72-c/ezop.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8584640046379735400</id><published>2007-03-20T00:51:00.000+01:00</published><updated>2007-03-20T00:59:35.958+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bir kisa animasyon film izledim ve...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="383" height="315"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Fdxap1wuMEk"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Fdxap1wuMEk" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="383" height="315"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ah mahvoldum.&lt;br /&gt;- ben de durmadan agliyorum, adamin ustundeki pardesuden babamda da vardi.&lt;br /&gt;- ne guzel &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Micha%c3%abl_Dudok_De_Wit"&gt;adam&lt;/a&gt;mis.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8584640046379735400?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8584640046379735400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8584640046379735400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/03/bir-kisa-animasyon-film-izledim-ve.html' title=''/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-7487413340768657935</id><published>2007-03-18T18:38:00.000+01:00</published><updated>2007-03-18T19:36:18.216+01:00</updated><title type='text'>Jelibon</title><content type='html'>Ilk kimin sayfasinda gordum Jella'nin adresini hic hatirlamiyorum. Ama Paris'e gelecegini "iste ben suraya gidiyorum" deyip bir fotografla (ki Paris'e hic gelmemis olanlarin oradaki sehrin Paris oldugunu hayatta anlayamayacagi bir fotografti o) blog cemiyetine anons ettigi gunu cok net animsiyorum. Gelecegi/ gezecegi/ carpilacagi sehrin adini sir gibi saklayan Jella, kendini de sir gibi saklayip esrarengizce geldi, ruzgar gibi gecti ve gitti. Biz parizyenler, israrla bizi arayip, gorusme/ tanisma/ kaynasma teklifinde bulunmasini bekledik Jella'nin. Teklif bizden geldi, bizim bu diyarlarda kizlar teklif ediyormus, biz de hic sakinmadik. Israr bile ettik. Tinmadi Jella Hanim. Utangacmis, cekinirmis, sonradan ogredik. ( Jella'ya not: Oysa bilmiyorlar ki bizim buralarda tukurerek yemek yenmez, cok ayip olur o zaman. Anlatamadik Jella'ya, tukurerek yemek yemedigimizi, elit parizyen stilimizin altinda honkurerek lokma cigneyen bir canavar barindirmadigimizi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel zaman git zaman, onlar muratlarina erer, kimileri kerevetlerine cikarken, sessizce, dag gibi buyudu icimde "Jella bugun ne yazdi acaba" meraki. En cok actigi basliklardan, post'ta ne yazmis olabilecegi oyununu oynamayi sevdim, onceleri. Sonra ciddi ciddi zaman ayirip okumayi, satir aralarina bakmayi, arada arsivlerine dalmayi jelatin'in. Giderek aliskanlik oldu Jella, gunun ilk sabah kahvesiyle birlikte icilen satirlar oldu, sicacik kruasan (croissant diye yazilir parizyence/fransizca aslinda) kokusuyla karisti Jella'nin tanimadigim, ama artik bildik gelen kokusu/dokusu. Hic gormedigim, bilmedigim, komik koment sendromuma dahil ettigim blogir dostum oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;JellaBella'dan bana bir mail gelip de, MSN'de her allah'in gunu (Jella'ya -sizlere anlamsiz gelecegi suphesiz- not: VOGUE)  sohbet etmeye basladigimiz, kutsal addettigimiz o gunden once sobelenmis olsaydim, daha objektif bakabilirdim onun yazdiklarina, bloguna. Ama simdi tutup da bana diyor ki, hadi yaz Ezop, nasil buluyosun blogumu... Ne yazayim bilemedim, bilemiyorum, aslina bakarsaniz daha tek satir da yazmadim sunca cumle arasinda blogu hakkinda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oscar Wilde amca bir gun soyle bir laf etmis: "It is absurd to divide people into good and bad. People are either charming or tedious." &lt;br /&gt;Iste Jella ve blogu bu 'charming' kategorisindeler benim icin. Tutku'nun dedigi gibi, cok okuyan, cok dusunen, ince eleyip sik dokuyan insanlarin yazdigi her satirdan belli olur kaliteleri. Jella'nin blogu da boyle. 24 karat altindan, piril piril, gencecik bir kadinin; annesinden kalma eldivenleri ozenle sakladigi cekmesinden cikan, omo'yla yikanmis gibi tertemiz, mis kruasan kokulu gunlugu. Kendi hayatina, sizlere, bizlere, herkese, etrafinda ne olup bitiyorsa her seye, daha bu yasinda objektif bakabilmeyi bilen, elestiren, elestirileri ustalikla kaldirabilecegi yasa (ki kimileri bu yasa/bu olgunluga asla erisemezler bile) oldukca yaklasmis kola aromali bir Jelibon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilemiyorum sobelenenlerin tekrar sobelenme haklari/istekleri var mi.&lt;br /&gt;Ama ben en cok Alenoar'imin, Deryik'in ve de Jella'nin yazmasini istiyorum. ortaya ipi birakiyorum, bu delinin ipiyle kuyuya inene frambuazli macaron hediye. Alenoar Sobe! Deryik Sobe! Jella Sobe!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-7487413340768657935?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7487413340768657935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7487413340768657935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/03/jelibon.html' title='Jelibon'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8279186933769711674</id><published>2007-02-08T01:13:00.000+01:00</published><updated>2007-02-08T01:20:14.458+01:00</updated><title type='text'>kuzey kutbundan gelen sapka</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RcpsjJq9vpI/AAAAAAAAAAw/BNRdJvIjYzM/s1600-h/Image+030.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RcpsjJq9vpI/AAAAAAAAAAw/BNRdJvIjYzM/s320/Image+030.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028951285059927698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8279186933769711674?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8279186933769711674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8279186933769711674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/02/kuzey-kutbundan-gelen-sapka.html' title='kuzey kutbundan gelen sapka'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jdQhhlj2HbM/RcpsjJq9vpI/AAAAAAAAAAw/BNRdJvIjYzM/s72-c/Image+030.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-9218326476786955434</id><published>2007-02-04T17:01:00.000+01:00</published><updated>2007-02-04T18:33:22.350+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deryik qm dilayra sobe sobe sobe'/><title type='text'>hakkimda bilmediginiz x sey fonksiyonu</title><content type='html'>ebe-sobe kurumu bloglari da kapsamina dahil etmis. beni de singir mingir sobelemis lenore'um ve return'cugum. bi hafta kadar dusundum, ne yazilir ki simdi buna diye. cv yazmaktan zormus, sorulari onceden yazip onune koyduklari, coktan secmeli sinavlarin cocuklariyiz ya biz, alisik degiliz boyle case study-vari yazmacali-dusunmeceli-kafa cizdirmeceli sorulara. dank diye birden geldi soru ustume, oylece ringin ustunde box eldivenlerim, kirmizi sortum ve kum torbamla kalakaldim. istiyorsunuz ki kum torbasini alasagi edeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki. kum torbasindan dokulen kumlari saciyorum madem ustunuze ustunuze.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** yaya gecitlerinden gecemeyen bi insanim, tek basima yolda yuruyorsam, ilerde arabalara kirmizi yaniyorsa cok acelem varmis da yaya gecidine kadar yuruyememisim gibi, oldugum noktadan, arabalarin hala son surat ilerliyor olmasina ragmen, parmak uclarimda sekerek hoplayarak (sanki oyle yapinca cok daha net gorecekler beni soforler, oyle bi his) karsiya gecerim. karsi tarafin kaldirimina adim attigim an acelesiz, sakin, yaya gecitsiz bir Ezop olarak hayatima devam ederim. &lt;br /&gt;sansim yaver gitmeyip de bir herhangi alman'a, huysuz ya da yasli bir fransiz'a, mundar bir cinli'ye denk geldiysem, once bana carcarcar yaya gecidini gostermelerini beklerim, sonra acelesiz, sakin, yaya gecitsiz bir Ezop olurum. ne yani zorla asabiyet mi yukleyecekler dogama (sanki yok, haha cok alemim bazen).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bullesdoxygene.com/japon/photos/shibuya_pieton.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://www.bullesdoxygene.com/japon/photos/shibuya_pieton.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** mumkun degil icinde bulundugumuz senenin ajandasini kullanamam, kil olurum, asabiyetim mezarinda dort doner, randevularimi aksatirim, kendime gelemem. bazen bir sayfa yetmez hani o gun yapacaklarina, oteki sayfaya tasirmak zorunda kalirsin. iste bu, benim icin eziyet demek, omur torpusu demek. o gunu takvimlerden caliyormusum, yok sayiyormusum, o gune haksizlik ediyormusum hissi gelir de gitmez. butun bir sene ajandayi acip o sayfaya denk geldikce asabim bozulur. boyle manyakca gorunuyor di mi uzaktan? caresi var efendim, bir sene oncesinin ajandasi!! evet. simdi 2006 nin ajandasi elimde, coktaaan gecmis olan gunlerin uzerine, sadece tarihlere bakarak yaziyorum da yaziyorum, tasiriyorum da tasiriyorum, elime pastel boya verseler resim bile yaparim 30 ajanda sayfasi buyuklugunde, koskoca bir ayi yok sayarim, asabiyetimin ruhu duymaz. gecmis zaman dedigin nedir ki sekerim, yaz yaz hahahayt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** cok moralim bozulunca, gider oje surerim. bakimli/ojeli tirnaklar = gecici depresyon. boyle yaptigimdan haberim bile yoktu. birgun huzunlu huzunlu salonda otururken annemden soyle bir replik yukseldi: git oje sur de kendine gel. daha o soylemeden birkac saniye once tirnaklarima bakip ne renk olsa acaba diye icimden gecirirken. boyle de gozlemci bir annem var, hic acimaz sipsak her seyin fotografini ceker beyninde. bi dahaki sefere kiloda/sacta/basta/ruh durumunda/sevgili statusunde/genel kultur vs zeka seviyesinde vs bir degisiklik olup olmadigini saniyesinde anlar. o biiir , o biiir aradaki 7 farki bulunuz insani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.feminin.ch/beauty/images/nail_polish.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://www.feminin.ch/beauty/images/nail_polish.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** hayatimi 'gitmek' temasi uzerine kurdugumu hatirladigim gun, alip basimi gidebilirim. simdi gidemiyorum, bitmesi gereken bir doktora var zira onumde. biter bitmez parizyen ay lambasini sondurup, baska sehirlerde yakacagim. yureginin goturdugu yere git Ezop demeyin, yolun sevgiden gecsin Ezop demeyin, cok kotu bakarim. bana kayahan ve suzanna tamaro'nun olmadigi bir gezegen vaad edenin kirk yil kolesi olurum (olmam olmam, vazgectim).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sylogis.com/syloimages/aeroport.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://www.sylogis.com/syloimages/aeroport.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** gunde 5 kilo mandalinayi tek basina bitirebilen arsiz bir mideyim, c vitamininin ta kendisiyim, ham cokelegim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** sadece sekerle beslenebilirim. hatta cok yogun oldugum gunler yemek yemeyi unuttugum oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** kitap okurken altini cizmeye bayilirim, kitap benim degilse ah ulan simdi surasi ne guzel cizilir diye aklimdan geciririm. kafamda kursun kalemin o satirlarin altindan gecerken cikardigi ses, titrek elimde kalem... kitap yalan olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;falan filan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-9218326476786955434?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/9218326476786955434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/9218326476786955434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/02/hakkimda-bilmediginiz-x-sey-fonksiyonu.html' title='hakkimda bilmediginiz x sey fonksiyonu'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-6355953603504919012</id><published>2007-01-29T22:09:00.000+01:00</published><updated>2007-01-29T22:49:28.759+01:00</updated><title type='text'>mujde mujde sizeeee</title><content type='html'>&lt;object height="250" width="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/3EiFLESi61g"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/3EiFLESi61g" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kucuktum ufaciktim, parizyen nedir anlamazdim. corapti parizyen; kisa sacli, mavi gozlu bir kadindi arabalar arasindan ceylan gibi sekerek yuruyup karsiya gecen. topuklu ayakkabilardi, anneminkilere benzeyen. bize benzemeyen suh kadinlardi, incecik, uzun bacakli, guzel kadinlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra parizyen oldum. yine de zor oldu bagdastirmam, baristirmam; parizyen corap reklamiyla buyumus erkek fatmayla, paris'e gelip yerlesen Ezop'u.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra birileri bu link'i gonderdi bana. mujde mujde size, parizyenden mujde size diye bagira bagira sarki soyler oldum evde. cunku artik Google'a gore "&lt;a href="http://www.google.fr/search?hl=fr&amp;q=parizyen+&amp;meta="&gt;parizyen&lt;/a&gt;" benim. (i feel lucky! oh baby). Buralar eskiden hep cocuksu anilardi, artik benim oyun parkim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-6355953603504919012?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/6355953603504919012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/6355953603504919012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/01/mujde-mujde-sizeeee.html' title='mujde mujde sizeeee'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-8460170543176439251</id><published>2007-01-28T02:08:00.000+01:00</published><updated>2007-02-04T13:30:23.854+01:00</updated><title type='text'>Sehr-i Istanbul</title><content type='html'>Sehirler bize benzer, insana, sehri sehir yapanlara. Sehirlerin kendi kisilikleri vardir ustelik, iklim degisiklikleriyle, bitki ortusuyle, bina mimarisiyle, dogal felaketleriyle, en onemlisi de insaniyla yuzyillarca yogrulmus, yapilanmis, yukselmis, seyyar bir kisilik. Zaman gectikce kisiligini toplayan, carpan, bolen. Hatta kimi sehirlerin birden cok kisiligi olabilir: onlarcasi mevcut Madrid'de, bir duzine Londra'da, yuzlercesi Newyork'ta ve Paris'te. Taci kime verelim? Tabii ki hic cekinmeden "Istanbul"a. (kayirmaca yok!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen sozluk acalim, bakalim sehir ne demekmis:&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Sehir:&lt;/span&gt; Nufusunun cogu ticaret, sanayi, hizmet veya yonetimle ilgili islerle ugrasan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadigi yerlesim alani, kent.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Boylesi soguk, mundar tanimlamalara karnimiz tok degil mi Erdener abi? Anglosakson amca/teyzeler nasil tanimliyorlar dersin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;cit·y (sĭt'ē)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;A center of population, commerce, and culture; a town of significant size and importance.&lt;br /&gt;An incorporated municipality in the United States with definite boundaries and legal powers set forth in a charter granted by the state.&lt;br /&gt;A Canadian municipality of high rank, usually determined by population but varying&lt;br /&gt;by province.&lt;br /&gt;A large incorporated town in Great Britain, usually the seat of a bishop, with its title conferred by the Crown.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;The inhabitants of a city considered as a group.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;An ancient Greek city-state.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/span&gt;Anglosaksonlar iste boyle alem, boyle alim adamlar. Sehirde yasayan insan topluluguna da sehir demek ancak onlarin akillarina gelirdi, (western philosophy, chapter 598 bkz: pragmatizm).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iyi sehirler vardir, size kucak acan, sizi umursayan, icinde olmanizdan haz duyan (ornek: Istanbul). Umarsiz sehirler vardir, orada olup olmadiginizdan haberi bile olmayan, ajandasi dolu, umursamaz (ornek: Paris). Bir de kotu sehirler vardir (dark side of the force), curumus meyve gibi dalindan dusen, cigerlerini tukururcesine oksuren, kaybolmus, baska herhangi bir yerde konuslanmis olsa daha mutlu olacagini, kolayca anlasilacagini dusunen, merkezi kacmis, merkezkaci kayip (ornek: herkes kendi ornegini versin, kotu sehir yoktur az alkol vardir di mi, evet).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi sehirler animsar eskiden koy olduklarini, kimileriyse sessizce bekler tarihlerinin yazilmasini. Kimileri bilir ki sadece bir nehre, bir denize, bir ormana, bir kopruye borcludur varliklarini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi sehirler metastaz yapmis tumorler gibi yayilirken kimileri kalakalir/kalmayi yegler surlari/duvarlari arasinda (ornek Paris, Dubrovnik). Kimi sehirler kuculur, eski verimli arazilerinden eser kalmaz, pencereler kapanir, binalar bosalir, kimse size anlatamaz sehir merkezinin neden ruzgarin hakimiyetine birakildigini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sehirler insanlara benziyorsa eger, insan olsalardi neye benzerlerdi sizce? Londra'yi sisko ve kafasi karisik bir is adamina, Las Vegas'i yirtmacini acmis sarisin bir fahiseye, Paris'i elegan, cekici ama oldugundan yasli gosteren bir leydiye, Manhattan'i kulagindan telefonu hic dusmeyen, geveze, atletik, insomniyak bir taksi soforune, Tokyo'yu kimonosu yuzunden rahat hareket edemese de clublardan cikmayan, saclari maviye boyali bir teenager'a benzetebiliriz.&lt;br /&gt;(herkesin benzetmesi kendine)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul nasil olurdu peki? Kadin/erkek? Koylu/sehirli? Okumus/cahil? Sevecen/mesafeli? Guzel/cirkin? Huzunlu/mutlu? Namuslu/namussuz? Kotu/iyi?&lt;br /&gt;Hangi ulkede, nasil bir nufusa sahip olmayi isterdi Istanbul? Constantinople kalmak ister miydi once ona sorsaydik? Yoksa hepten sovup sayar miydi Dogu Romalilara?&lt;br /&gt;Ya simdi, yillar sonra uykusundan uyanan guzel bir kadin olsaydi Istanbul, ne derdi ilk once aktuel nufusuna?&lt;br /&gt;"simdi gozumu kapatip acsam sen yine burda olacak misin, guzel bir ruya misin?" mi derdi,&lt;br /&gt;"guzelligimi, korpeligimi, gencligimi yediniz insafsizlar"mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-8460170543176439251?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8460170543176439251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/8460170543176439251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/01/sehr-i-istanbul.html' title='Sehr-i Istanbul'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-2815562853353279059</id><published>2007-01-27T19:36:00.000+01:00</published><updated>2007-01-27T19:41:30.350+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ama oncesinde bunu yollamadan edemedim.'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ebelendim. geliyor yazi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sobelendim'/><title type='text'>Why Did the Chicken Cross the Road?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Aristotle:&lt;/strong&gt; To actualize its potential.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Buddha:&lt;/strong&gt; If you ask this question, you deny your own chicken-nature.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;George W. Bush:&lt;/strong&gt; We don't really care why the chicken crossed the road. We just want to know if the chicken is on our side of the road or not. The chicken is either with us or it is against us. There is no middle ground here.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Salvador Dali:&lt;/strong&gt; The Fish.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Darwin:&lt;/strong&gt; Chickens, over great periods of time, have been naturally selected in such a way that they are now genetically dispositioned to cross roads.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Einstein:&lt;/strong&gt; Whether the chicken crossed the road or the road moved beneath the chicken depends upon your frame of reference.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Emily Dickinson:&lt;/strong&gt; Because it could not stop for death.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Epicurus:&lt;/strong&gt; For fun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Freud:&lt;/strong&gt; The fact that you are at all concerned that the chicken crossed the road reveals your underlying sexual insecurity.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Goethe:&lt;/strong&gt; The eternal hen-principle made it do it.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Grandpa:&lt;/strong&gt; In my day, we didn't ask why the chicken crossed the road. Someone told us that the chicken had crossed the road, and that was good enough for us.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Heisenberg:&lt;/strong&gt; We are not sure which side of the road the chicken was on, but it was moving very fast.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hemingway:&lt;/strong&gt; To die. In the rain.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hippocrates:&lt;/strong&gt; Because of an excess of light pink gooey stuff in its pancreas.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;David Hume:&lt;/strong&gt; Out of custom and habit.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Saddam Hussein:&lt;/strong&gt; This was an unprovoked act of rebellion and we were quite justified in dropping 50 tons of nerve gas on it.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Martin Luther King, Jr.:&lt;/strong&gt; I envision a world where all chickens will be free to cross roads without having their motives called into question.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Captain Kirk:&lt;/strong&gt; To boldly go where no chicken has gone before.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;John Lennon:&lt;/strong&gt; Imagine all the chickens crossing roads in peace.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Machiavelli:&lt;/strong&gt; So that its subjects will view it with admiration, as a chicken which has the daring and courage to boldly cross the road, but also with fear, for whom among them has the strength to contend with such a paragon of avian virtue? In such a manner is the princely chicken's dominion maintained.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karl Marx:&lt;/strong&gt; It was a historical inevitability.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Moses:&lt;/strong&gt; And God came down from the Heavens, and He said unto the Chicken, "Thou shalt cross the road." And the chicken crossed the road, and there was much rejoicing.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nietzsche:&lt;/strong&gt; Because if you gaze too long across the Road, the Road gazes also across you.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Richard M. Nixon:&lt;/strong&gt; The chicken did not cross the road. I repeat, the chicken did NOT cross the road.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Plato:&lt;/strong&gt; For the greater good.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Jean-Paul Sartre:&lt;/strong&gt; In order to act in good faith and be true to itself, the chicken found it necessary to cross the road.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Jerry Seinfeld:&lt;/strong&gt; Why does anyone cross a road? I mean, why doesn't anyone ever think to ask, "What the heck was this chicken doing walking around all over the place, anyway? Where do they get these chickens?"&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mark Twain:&lt;/strong&gt; The news of its crossing has been greatly exaggerated.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Voltaire:&lt;/strong&gt; I may not agree with what the chicken did, but I will defend to the death its right to do it.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Wittgenstein:&lt;/strong&gt; The possibility of "crossing" was encoded into the objects "chicken" and "road", and circumstances came into being which caused the actualization of this potential occurrence.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeno of Elea:&lt;/strong&gt; To prove it could never reach the other side.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-2815562853353279059?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2815562853353279059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/2815562853353279059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/01/why-did-chicken-cross-road.html' title='Why Did the Chicken Cross the Road?'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-5132437099718908</id><published>2007-01-24T01:40:00.000+01:00</published><updated>2007-01-24T04:16:46.427+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toxic thing between us'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='this twisted'/><title type='text'>cashback</title><content type='html'>Heroes'un sevimli japonu Hiro gibi gozlerimizi kisip zamani durdurabilseydik eger, neler yapardik kimbilir.&lt;br /&gt;zamanla oyuncak gibi oynama mevzusu yeni degil elbet.&lt;br /&gt;iste bunlara bir yenisi daha eklendi. Cashback!!! kisa metrajdi, dayanamayip uzununu cektiler. hey gidi Oscar,sen nelere kadirsin! ya kosa kosa sinemaya gidin, ya da bir yerlerden bulun bulusturun, izleyin. (aman american pie kliselerine takilmayin, bu cocuk buyuk adam olacak.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://trendbeheer.com/wp-content/uploads/2006/03/cashback.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://trendbeheer.com/wp-content/uploads/2006/03/cashback.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cok bekleyemem Ezop, en azindan kisa metraji goster bize nolur diyenler icin: ta taaaaaaaaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="315" width="382"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Vd8hGfSmOWI"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Vd8hGfSmOWI" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="382" height="315"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;sanmayin ki delice mutluyum, huzurluyum. bugun haberleri izlememek, gazeteleri okumamak icin koselere bucaklara saklanan, kendini sinemalara atan bir bedene sahibim. zira gorunuyor sandigim sey aslinda sadece bedenim, degil mi Alenoar? ellerimi, gozlerimi, aklimi nereye koyacagimi bilemeden gecirdigim gunu, sinema salonunun karanligina terk ettigim "neden tam da bugun istanbul'da olamadim, neden neden"lerimi bitirdim sanarak.&lt;br /&gt;hayir, simdi size bahsetmeyecegim huznumden. cunku o huzun oylesine cirilciplak bir ben'e ait ki, yazsam deli/depresif/paranoyak sanar kacarsiniz. ben de kacarim. burasi oylece, internetin ucra noktalarindan birinde issiz, kimsesiz, bombos kalakalir. zaten ustume aldigim sorumluluklari 'feeling unattached' deyip ortada birakabilme yetim oylesine geliskin ki, insan evriminin umutsuzluguna ornek teskil eder.&lt;br /&gt;siz en iyisi gidin, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://deryik.blogspot.com"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;insan evriminin buyuk umudu deryik hanim'dan &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;okuyun "bana ait/sana ait/bize ait" huznu.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-5132437099718908?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5132437099718908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/5132437099718908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/01/cashback.html' title='cashback'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-7621412590087371301</id><published>2007-01-08T04:56:00.000+01:00</published><updated>2007-01-08T05:20:54.566+01:00</updated><title type='text'>2007 - yeni yil gelmis haberimiz yok-</title><content type='html'>2007 olmus, kasla goz arasinda. oysa daha 2006'da yapilacaklar listesinin sonuna gelmemistim. hemen kuruldum, 2007'de yapilacaklar listesi hazirladim ben de.&lt;br /&gt;durup durup takvimlerle esmerkezli olamadigima yaniyorum. 365 yetmiyor efendim, arttirin su gun sayisini, olmadi ekseni filan oynatin yerinden, aciyi da degistirirseniz dunyanin iliman iklim kusagi genisleyecek, yani yillardir bilim yapiyorsunuz, bunlara bi care bulamadiniz.  sunun surasinda 3 senedir labdan cikmadin etmedin, kansere care bulabildin mi Ezop diye cevap verebilirsiniz, kinamam. oluyor oyle, bilim cok nankor ne de olsa degil mi, beyni yeterince gelismemis olan organizmalar toplulugu falan degiliz yani biz, butun bu geride kalmislik bilimin nankorlugu yuzunden.  calissak cabalasak, butun beyinleri bir merkeze baglasak hayatin anlamini bulacagiz, kollektif hafizalarimiz sayesinde, haberiniz var mi? uzayi bile bukeriz o gucle.&lt;br /&gt;cok onemli bu, gercekten. sorularimizin cevaplarini bulmak icin internete, bilgisayara, cep telefonlarina falan gerek kalmayacak. kuantum fizigi mi dedin, hemen seni einstein'in beynine yonlendiriyorum, gir takil. canin erik mi cekti? hemen dunyanin herhangi bir yerinde yesil erik yiyen birinin beynine baglan, ayni sensation'lari yasa! internet denen gorsel ve isitsel mekanizmayi onbesbin kere katlar bu sistem, evet.&lt;br /&gt;fikir benden cikti, patentini alayim bari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007 bana akil fikir versin, size de bolca saglik/para/sohret/san. (15 dakikaligina bile olsa unlu olmak derdine mi dustunuz? buyrun andy warhol'un beyni hizmetinizde, girisler ucretli, itismeyin)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-7621412590087371301?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7621412590087371301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/7621412590087371301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2007/01/2007-yeni-yil-gelmis-haberimiz-yok.html' title='2007 - yeni yil gelmis haberimiz yok-'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116475300666137748</id><published>2006-11-28T23:15:00.000+01:00</published><updated>2006-11-28T23:36:21.876+01:00</updated><title type='text'>sonuk ay lambasi</title><content type='html'>bu aralar bu taraflarda &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- istanbul ozlenir, tuter burunda buram buram. sezen'den istanbul istanbul olali dinlenir, huzunlenilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bogazici alumnisi olmanin kolay bir sey olmadigi anlasilir, "guneyin cimlerinde bagimlilik yaratici/uyusturucu organik maddelere rastlanmadi mi hala? nedir bu cimlerin olayi?" gibi sorular akla gelir.&lt;br /&gt;ah istanbul istanbul olali boyle kampus gormedi. evet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- dostlara mektuplar yazilir, yaziliiiir, yaziliiiir gonderilmez. postane yollari tastan, pullar cikardi beni bastan. pul konseptini icat eden pul pul olsun be ya, mektup yazmaya degil, pul almaya gitmeye usenen bi insanim, gereginin yapilmasini arz ederim. internet icat oldu ezop demeyin, cok kotu bakarim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saclarimi diyorum, soyle kestirsem. (soldaki ben, sagdaki bimbo ise doktora yollarinda kendini kaybetmis bir baska b.u. alumnisi, kanka. &lt;br /&gt;sene 2002, sehr-i istanbul)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/PICT0001.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/PICT0001.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayir canim, depresyonda falan degilim, bi istanbul'a gitsem gelsem. bogaz bogaz, taksim taksim, ortakoy ortakoy koksam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu is cok zor yonca.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116475300666137748?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116475300666137748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116475300666137748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/sonuk-ay-lambasi.html' title='sonuk ay lambasi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116424471453271876</id><published>2006-11-23T02:04:00.000+01:00</published><updated>2006-11-23T02:18:34.550+01:00</updated><title type='text'>wild world</title><content type='html'>babami ozledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http%3A%2F%2Fblog.stralunato.com%2Fradio.blog%2Fsounds%2FCat%20Stevens%20-%20Wild%20World.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annemi ozledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http%3A%2F%2Fwww.tacomm.net%2Fmusic%2Fradio.blog%2Fsounds%2FMama%2C%20I'm%20Coming%20Home.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kermitimi ozledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http%3A%2F%2Fwww.darguel.net%2Fradio.blog%2Fsounds%2FKermit%20the%20Frog%20-%20It's%20Not%20Easy%20Being%20Green.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul'u ozledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http%3A%2F%2Fwww.cybertavern.net%2Fspeakeasy%2Fradio.blog%2Fsounds%2FThey%20might%20be%20giants%20-%20istanbul.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Tutmayin beni burda.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimden tut yoksa düşeceğim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soguk beni götürecek yoksa beni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116424471453271876?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116424471453271876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116424471453271876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/wild-world.html' title='wild world'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116336014987934864</id><published>2006-11-12T19:30:00.000+01:00</published><updated>2006-11-12T22:12:58.760+01:00</updated><title type='text'>18. yuzyil ay lambasi</title><content type='html'>arabaya atlayip paris in kuzyine dogru yola cikiyoruz. hava yagmurlu, soguk... kis mevsiminin gelip hayatlarimiz ustunde darbe yapmis olmasi, sokaga cikma yasagi oldugu anlamina gelmiyor degil mi? biz de tam boyle dusunmus olmaliyiz ki, incecik elbiselerimiz, ince coraplarimizla yola ciktik. partinin duzenlendigi satoya varana dek neremiz dondu, ince ince detay vermeyecegim. Glam-rock chic gecesi icin butun bu efor evet, temamiz Marie Antoinette. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arabayi park edip, satonun gorkemli kapisindan iceri giriyoruz. ilerde pembe ve mor isiklarla donanmis sato beliriyor onumuzde. Kalpler gumgum, bizi ne bekliyor bilmiyoruz, insanlar nasil giyinmis bilmiyoruz. Tek bildigimiz senede 1 defa duzenlenen bu partinin oldukca beklendigi, davetiye bulabilmek icin insanlarin h&amp;m de victor&amp;rolf koleksiyonunu kapisircasina (ya da mango'nun sezon indirimlerini akliniza getirin) birbirini ezdigi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20161.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20161.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20157.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20157.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sogukta bi de siraya girip bekliyoruz, butun paris buraya akmis, ekmek bulamayip pasta yemeye gelenlerden tut, pasta cennetinde yuzenlere dek, yas ortalamasi 30-35 lerde gezinen bir toplulukla karsi karsiyayiz. hatunlar marie-antoinette, erkekler louis XVI olmus. 18. yuzyildan bir kraliyet balosu fotografi alinabilseymis eger bundan farkli olmazmis diye dusunuyor insan. sonra ellerdeki sigara paketleri, cep telefonlari, satodan gelen tekno muzik, mor-pembe-mavi isik gosterileri bir anda 18. yy'a isinlanmis oldugum hissini alip goturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. yy a pek gitmeyecek diger bir goruntu ise benim fotograf makinem. "onume gelene bi deklansor" oynuyorum kendi kendime. tabi suslenip puslenmis, kendini kraliyet ailesine layik bulmus insanlar fotograflarinin cekilmesinden, birilerinin 1500 kadar insanin arasindan tutup onlari secmesinden gayet hosnutlar. "aman ciplak kadin sitelerinde yayinlama fotografimi" diye bagiriyor arkamdan bir tanesi. "ah be guzelim, marie antoinette'in ic camasirlarini giyip gelmeseydin sen de" diyorum, kikirdiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20150.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20150.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimileri fotografini cektirmekten kaciniyor nitekim. ben de arkadan caktirmadan cekiyorum, flasin patladigini gorup arkalarini donuyorlar, gulumsuyorlar. gece boyle kikir kikirlarla, gulumsemelerle basliyor. herkes bir adet sevgi kelebegi. normalde cok da canayakin olmayan, kalburustu parizyen tipler bile! "biz dostuz dunyali" deyip parmaklari yerine 32 disli gulumsemelerini uzatiyorlar. iste geceden secmeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20146.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20146.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20144.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20144.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20158.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20158.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20163.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20163.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;satoya giriyoruz, avluya 3 tane balon cadir kurulmus, masaj salonu, bar, tarot falcisi tarafindan isgal edilmis baloncuklar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/d2Do5zJ0H7o"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/d2Do5zJ0H7o" type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/dyYAvsF8Wcw"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/dyYAvsF8Wcw" type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oracikta tarot falima bakiyor falci marie antoinette'lerden biri. "tu vas avoir une vraie famille, ecoute que toi meme avant de prendre des decisions" diyor. gulumsuyorum, pis falci marie herkese ayni lafi ediyorsun di mi diyorum. bu da tarot baloncugundan koca koca gulumsemesiyle bildiren Ezop:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20175.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20175.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;satonun icine girip de kim bize dj lik yapiyor diye bakindigimizda bir de ne gorelim! Solveig evet evet! Martin Solveig!! muzige kendimizi kaptirip deli gibi dansediyoruz, ama bu Ezop'un fotograf sevdasini durdurabilir sandiysaniz buyrun sato ici kayit yayini:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20202.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20202.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20225.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20225.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20178.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20178.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20226.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20226.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruya gibi bir partiydi. ne hizlica akip gecen zamani durdurabildim, ne de 1500 birbirinden marie-antoinette hatunun ve birbirinden louis XVI erkegin fotograflarini teker teker cekebildim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama iste o kadar tepindikten sonra gecenin yorgunlugunu, surrealizmini ozetleyen, "yaa niye bitti parti, biraz daha sursun amaaaa" cumlelerimi kesip bir anda arkasini donup bana poz veren insan:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Photo%20231.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/Photo%20231.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yagmurun altinda dansederek arabaya giderken, tarih kitaplarina bakmaya karar veriyor Ezop.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gercekten de kim bu Marie Antoinette allasen?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116336014987934864?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116336014987934864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116336014987934864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/18-yuzyil-ay-lambasi.html' title='18. yuzyil ay lambasi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116327000204018122</id><published>2006-11-11T19:21:00.000+01:00</published><updated>2006-11-11T19:33:22.056+01:00</updated><title type='text'>hey gidi marie</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/ma.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/ma.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gece, parizyenlerin davetiye bulabilmek icin cildirdigi "marie antoinette olmedi" (kalbimizde yasiyor) partisi var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fotograf makinem, marie antoinette stiline pek de benzemeyen yesil elbisem, yelpazem ve dantel eldivenlerimle iyi bir gece gecirmeyi diliyorum kendime, evet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidip saclarima -nasil yapacagim hakkinda hic bir fikrim olmamasina ragmen- "kabarik topuz" semali vermem lazim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fotograflar mi? arkasi yarin o da.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116327000204018122?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116327000204018122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116327000204018122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/hey-gidi-marie.html' title='hey gidi marie'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116285504820188834</id><published>2006-11-07T00:13:00.000+01:00</published><updated>2006-11-07T15:08:22.973+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>"yuzlerce sergi/muze ustumuze geliyor sayin baskan, durduramiyoruz!!!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0136.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0136.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;** metro-is-sergi.  fransizca'da ozellikle parislilerin, rutini ve otomatige baglanmisligi anlatmak icin kullandigi  metro-boulot-dodo (metro-is-uyku) deyiminden evrilip cevrilmis. &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni kararlar alma evresi geldi catti. kasim ayi boyle alip kizgin kumlardan serin sulara atiyor iste insani. soguktan nefesi kesilenler evlerine kapatiyorlar kendilerini. kanape attitude adini verdigimiz bu durum, ozellikle haftasonlari kanimiza girip soyle dedirtiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bu hafta degil, onumuzdeki hafta giderim, zaten bugun hava cok soguk."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sergiyi/filmi/dans-muzik resitallerini/tiyatro oyununu onumuzdeki haftaya itme mevsimindeyim. her onumuzdeki pazartesi sigarayi birakacak, rejime baslayacak, spora gidecek olup "aman bi haftadan bisey olmaz"ci insanlari daha iyi anliyorum artik. cunku ben iliklerime kadar isleyen, ellerimi, ayak parmak uclarimi, gozkapaklarimi kullanilmaz hale getiren bu soguga katlanamiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her hafta kultur fizik, kultur beyin aktivitelerine en az 3 gununu ayirmayan Ezop'u gelip okumayin arkadaslar, o Ezop'tan ne hayir ne de yazi gelir. bu da bana kapak olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de bu size kolaj olsun. bu seferki pixel urunu degil efendim, bildiginiz elle yapistirilmis, el emegi goz nuru verilmis, banyo duvarini suslemis bir kolaj. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0135.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/IMG_0135.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116285504820188834?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116285504820188834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116285504820188834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/yuzlerce-sergimuze-ustumuze-geliyor.html' title=''/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116278360249309172</id><published>2006-11-06T03:53:00.000+01:00</published><updated>2006-11-06T04:31:38.066+01:00</updated><title type='text'>Oh It's so good!!!</title><content type='html'>&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://feile.free.fr/radio/radio.blog/sounds/C'est Si Bon-Louis Armstrong.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C'est si bon&lt;br /&gt;Lovers say that in France&lt;br /&gt;When they thrill to romance&lt;br /&gt;It means that it's so good&lt;br /&gt;C'est si bon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Sans%20titre%20-%202.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/Sans%20titre%20-%202.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So I say to you&lt;br /&gt;Like the French people do&lt;br /&gt;Because it's oh so good&lt;br /&gt;Every word, every sigh, every kiss, dear,&lt;br /&gt;Leads to only one thought&lt;br /&gt;And the thought is this, dear!&lt;br /&gt;C'est si bon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Sans%20titre%20-%203.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/Sans%20titre%20-%203.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nothing else can replace&lt;br /&gt;Just your slightest embrace&lt;br /&gt;And if you only would be my own for the rest my days&lt;br /&gt;I will whisper this phrase&lt;br /&gt;My darling, my darling...&lt;br /&gt;C'est si bon! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0141.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0141.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116278360249309172?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116278360249309172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116278360249309172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/oh-its-so-good.html' title='Oh It&apos;s so good!!!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116277038120232965</id><published>2006-11-06T00:44:00.000+01:00</published><updated>2006-11-06T00:46:21.203+01:00</updated><title type='text'>comment durumlari</title><content type='html'>blogda bi problem var, commentleri publish edemiyorum. &lt;br /&gt;comment birakanlar, sanmayin ki Ezop boylesine snob yaklasimlar icindedir, commentleri es gecmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;teknik aksakliktan dolayi ozur dileriz.&lt;br /&gt;cok oper gideriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116277038120232965?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116277038120232965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116277038120232965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/comment-durumlari.html' title='comment durumlari'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116241545487047078</id><published>2006-11-01T21:45:00.000+01:00</published><updated>2006-11-02T19:58:12.710+01:00</updated><title type='text'>bardak yari -zehir- dolu</title><content type='html'>woody allen alem adam. scoop diye bir film cekti en son, haberiniz olmustur. tam da bugun paris'te gosterime girdi.&lt;br /&gt;halloween sonrasi sabah 6 gibi ancak uyuyabilmis bunyelere ilac gibi gelen "resmi tatil" muessesesi (cok s var bu kelimede, ay) sagolsun, filmi ciktigi ilk gun, ilk matinelerden birine bilet alarak izledim. &lt;br /&gt;gidip izlemezseniz woody'ye cok ayip olur. annie hall arkanizdan aglar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boyle bir girizgah eylemis olduk. uzaktan bakinca gayet normal gorunen, inissiz, tek yönlü, yukselerek ilerleyen, cikmazi olmayan bir yoldaymisim gibi. &lt;br /&gt;oysa bardak yari dolu olsa da, yari zehir dolu olabiliyor kimi zaman. (cok mersi woody)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Picture%20007zx.6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/Picture%20007zx.6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ic hesaplasmalarini aninda disima dokebilirim ben. yillarca olan biteni icine akittikca çöp kokusmus insanlardan bucak bucak kacar, temiz hava buldugum yere siginabilirim. kimsenin guzelligi/cirkinligi yuzune yansimaz efendim, hayir. bu soyleme burada bir son verelim. kimin guzel kimin cirkin oldugu ipucunu ne sabahki uyku sarhoslugu ne alkol ne de uzun yolculuklar verebilir size. anlik gerilimler ve  yukselen tansiyonlarda arayin cevabi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iste ben bu aralar aynaya baktigim her sabah gozbebeklerimde koca bir yalnizlik goruyorum, hicbir concealer'in kapatamadigi. siyah gozkalemleriyle sakliyorum karanligimi. "guzel" degil, "hayata pozitif bakan herhangi biri gibi" sifatini yakistirana dek ayrilmiyorum aynanin basindan.&lt;br /&gt;gidenlerin/bitenlerin ardinda biraktigi boslugu doldurana dek oldugum yerde kalacagim, bir milimetre kipirdamadan. feeling the blanks.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidip kendime gectigimiz yaz modasindan kalma yesil bir elbise almak bile gulumsetemiyor beni. ne siyah deri kapli moleskine (deryik'e goz kirptim, kimse gormeden), ne de defterin basina eklenen "la nuit est une fete solitaire" cumlesi (burda da hep beraber borges'e goz kirpiyoruz, bir ki uc).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir sonraki post'a duzelip gelirim buyuk ihtimalle. denge mi dediniz? bendeki denge problematigini nanoteknoloji uzmanlarina havale ediyorum. makro duzeydeyse saglam bir kaos teorisyenine ihtiyacim var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116241545487047078?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116241545487047078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116241545487047078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/11/bardak-yari-zehir-dolu.html' title='bardak yari -zehir- dolu'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116121216403878954</id><published>2006-10-19T00:50:00.000+02:00</published><updated>2006-10-28T07:01:54.386+02:00</updated><title type='text'>orhan pamuk</title><content type='html'>candostum, cigersarmam aethewulf'un sozluge girdigi su entry'yi okumadan gecmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#10172021&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben yarin sabah erkenden ucaga binip gidiyorum. hoscakalin, havalar nasil olursa olsun sizin keyfiniz iyi olsun, hmm..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116121216403878954?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116121216403878954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116121216403878954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/10/orhan-pamuk.html' title='orhan pamuk'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116094955825319873</id><published>2006-10-15T23:47:00.000+02:00</published><updated>2006-10-24T17:28:13.003+02:00</updated><title type='text'>bi kedi gordum sanki</title><content type='html'>sunumlar, makaleler, kitaplar havada ucusuyor.&lt;br /&gt;bizans ise grevde. ne yemek yiyor ne su iciyor. sadece oyun istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayati son teslim gun'leriyle dolmus tasmis biriyim. blogumdan bu hafta izin alip Girit'e dogru yola cikiyorum, uluslararasi bir komite onunde hucre olumune dair bir konusma yapmaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni bu kaotik ortamda rahat birakmayan, her an elimin altinda ve karistirilmaya hazir  olmasi gereken kagitlarin ustune tuneyen Bizans'a, yesil pasaportumu kabul etmeyip konsolosluk onlerinde yagmur altinda vize icin bekleten Yunanistan'a tesekkurlerimi sunar, ilerde Nobel Odulu aldigim kürsüde ikisini de sevgiyle anacagimi bildiririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0074.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0074.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir konsolosluk hatirasi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop:&lt;/strong&gt; ay beyfendi, I only have 1 week left, and that (icimden: f.ckin)visa stamp should be sticked on my passport prior to my visit to your exceptionally safe and  extraordinary(!) country, that means before next thursday!!!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Konsoloscu amca:&lt;/strong&gt; You are Turkish, right? Don't worry then, there won't be any problem.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop:&lt;/strong&gt; Ironini yerler senin seker sey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116094955825319873?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116094955825319873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116094955825319873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/10/bi-kedi-gordum-sanki.html' title='bi kedi gordum sanki'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-116035212166133813</id><published>2006-10-09T01:45:00.000+02:00</published><updated>2006-10-15T18:18:52.270+02:00</updated><title type='text'>olympia</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0031.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0031.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olympia deyince akliniza -benim gibi- Ajda Pekkan'in yillar once Paris'te Enrico Macias'la verdigi ve hala ovune ovune bitiremedigi o konser geliyorsa simdi sıkı durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0068.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0068.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben dun gece olympia'daydim. konser izlemeye degil, &lt;a href="http://www.jeanpaul-gaultier.com/"&gt;Jean Paul Gaultier&lt;/a&gt;'nin 30. kurulus yildonumunde arz-i endam etmeye. Madonna ve Janet Jackson'la ayni dans pistini paylasmaya, celebrity gecidinde "kim ne giymis, ay o makyaj ne oyle, yahu amma cuceymis bu da" diye paparazzilikten kose-basyazarligina gecis yapmis amcalar-teyzeler gibi kaynatmaya.&lt;br /&gt;ah "ne? madonna mi?" dediginizi duyar gibiyim. yillar once &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Blond_Ambition_Tour"&gt;The Blond Ambition&lt;/a&gt; dunya turnesine ciktiginda konik goguslu kostumunu tasarlayip hazirlayan Jean Paul'un partisine tabii ki tesrif edecekti. tabii ki kimseye yuz vermeyecek, fotografini cektirmeyecek, 1 saat icinde coktan gitmis olacakti. kolay degil Madonna olmak.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;giriste VIP'ler iceri alinana dek neler mi yasadik?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.peta.org/"&gt;PETA (People for the Ethical Treatment of Animals)&lt;/a&gt; teyzeler hic gecikmeden, saniyesinde bittiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0048.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0048.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam da "Gaultier, Boucher! Gaultier Assassin! (kasap Gaultier, katil Gaultier)" diye bagirirlarken vizon kilikli bir teyze kurkuyle yanimizda bitip "biri su aptallari sustursun, basim agridi" deme gafletinde bulundu. giriste 500-600 kadar kisinin onunde kocasindan "once kurkunu cikar ma cherie" azarini isiten teyzeyi gecenin sonunda akmis makyajiyla vestiyerden kurkunu almaya gelirken gorduk. haline uzulduk, ye kurkum ye teyzenin mutsuzlugu yuzunden, yorgunlugu akan siyah rimelinden okunurken. &lt;br /&gt;japon moda dergilerinden firlamis minimini japonlarin kesin hakimiyetiyle sonuclandirdik, &lt;a href="http://fashion.3yen.com/wp-content/images/fruits_2.jpg"&gt;kuyrukta&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://rosedamour.hautetfort.com/album/japanese_street_fashion/41734465_small.2_450.jpg"&gt;bekleyen&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.fashionshow.ch/vP/images/cover_tokyo.jpg"&gt;orijinal&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.comingupforair.net/images/photos/van/4%20fashion%20models.jpg"&gt;giysili &lt;/a&gt;insanlar yarismasini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha sonra evlere senlik, ustumuze iyilik saglik, ruya gibi mankenler, su gibi hatunlar, taslar otesi erkekler gecti yanimizdan. ah dedik, ulkem mankenleri gorse, manken ne demekmis anlasa. bir profesyonellik, bir alcak gonulluluk, bir elegans firtinasi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onlarca fransiz yazar, sarkici, koreograf, dansci, moda editoru vs vs gecip iceri girerken, bize VIP sonrasini beklemek dusunce anin tadini, havanin sogugunu nutellali kreple gidermek dustu. onca manken ve ac oldugu belli hatunun ortasinda bunu yapmamam gerekirdi. oracikta &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;People for the Ethical Treatment of Models (PETM&lt;/span&gt;) kurulsa,  "Ezop! Assassin!" diye bagirsa yeriydi, evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iceri girdik, şovlari izledik, damarlarimizda kan degil sampanya dolanmaya baslayana kadar ictik, ayaklarimiza binlerce topuk, tersten, son surat batarcasina aciyana dek dansettik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parizyen dolunay lambasi altinda eve donduk, sabahin 5'ine zerre kadar gunes olmadan girdigimiz bir mevsimde oldugumuzu, kışa ne denli yaklastigimizi farkettik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ah madonna, time goes by so slowly diyorsun, kalbimizi kiriyorsun.&lt;br /&gt;haydi simdi butun eller havaya:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Time goes by so slowly for those who wait&lt;br /&gt;No time to hesitate&lt;br /&gt;Those who run seem to have all the fun&lt;br /&gt;I'm caught up&lt;br /&gt;I don't know what to do&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-116035212166133813?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116035212166133813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/116035212166133813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/10/olympia.html' title='olympia'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115983491246466639</id><published>2006-10-03T01:53:00.000+02:00</published><updated>2006-10-05T16:35:06.133+02:00</updated><title type='text'>oyle yorgun olsam ki</title><content type='html'>"doktorayi, projelerimi, ertesi gune kalan isleri unutsam."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedim. olmadi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"oyle yorgun olsam ki blogumu, aramam gereken insanlari, Bizans'in kumunu, vidasi kaybolduktan sonra camini kabullenemeyen gunes gozlugunu yaptirmayi, gecen kistan beri bitap hallerde gozumun icine bakan cizmelerin topuklarini tamir ettirmeyi, su icmeyi, sarhos olmayi, sabah metroya kosarak degil yuruyerek gitmeyi, semsiye/selpak/ped tasimayi (hicbir zaman bunlari surekli cantasinda tasiyabilen hatunlardan olamamak ve olmak istememek arasinda bocalayabilenlerden misiniz? buyrun burdan yakalim) unutsam" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedim. oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her seyi unutsam, internet erisimim olmayacagi bir yere, italya'nin guney sahillerinde sessiz sakin bir kasabaya yerlessem, pronto'suz, allo'suz, hello'suz, alo'suz, bip bip 6 yeni mesajiniz var, 888'i tuslayin'siz bir ekosistem kurayim desem???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olmaz evet.&lt;br /&gt;geri dondum, telefonlara, maillere, yorumlara, elestirilere acik bir Ezop maskesine burundum. bu aralar asosyallesmek isteyen sosyal, hipokrit ama ustume gellinmedikce anjelik takilan bir insanim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her seye ragmen bu cuma gecesi "&lt;strong&gt;T&lt;/strong&gt;" temali maskeli baloya &lt;a href="http://www.pineview.org/kaleidoscope/optimized/Sandra-Jensen---Pink-Tutu-(.jpg"&gt;&lt;strong&gt;Tütü&lt;/strong&gt;yle&lt;/a&gt; gidecek kapasiteye sahibim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115983491246466639?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115983491246466639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115983491246466639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/10/oyle-yorgun-olsam-ki.html' title='oyle yorgun olsam ki'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115901924326349312</id><published>2006-09-23T15:21:00.000+02:00</published><updated>2006-09-30T23:39:54.746+02:00</updated><title type='text'>kose bucak temizligi</title><content type='html'>tanrilar cildirmis olmali.&lt;br /&gt;ben, Ezop, yillarin daginigi, evine hergun temizlikci gelmesine alismis simarik velet, Paris'te bi basima, bicare hallerde ev temizleye temizleye deli oldum.&lt;br /&gt;evet evet, temizlik duskunu bir obsesif, cekilmez bir ev hanimi (aman tanrim...) oluverdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siyahin ustunden beyaz tozlari, beyazin ustunden siyah lekeleri, saclari bilmemneleri toplayan bir canavara donustum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eve misafir gelmeden once sacimi, ayakkabilarimi, makyajimi kontrol ederken; simdi sacimi, ayakkabilarimi, makyajimi, siyah mobilyalarin ustundeki tozlari, Bizans'in havada ucusan tuylerini, cam bardaklardaki su damlasi lekelerini, aynadaki el/parmak izlerini, lavabolari, klozeti, kuveti, banyo perdesinin duzenli durup durmadigini kontrol eder oldum. sevdicegime "sen bu gidisle delireceksin, artik eve arkadaslari filan davet edemez olduk, kendine gel, ben eski Ezop'umu isterim" dedirttim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;monoprix'den neden swiffer almadigina dair serzenislerimi (hadi azarlama diyelim, durust olalim) dun anlayisla karsilayan sevgilim, bugun olayi pratige dokup temizlik yapmaya basladigimizda ardi arkasi kesilmeyen soylenmelerimi geri puskurttu. yillardir kuzu kuzu kosesinde takilan, yardima ihtiyacim oldugunda saniyesinde yanimda biten sevdicegim kuzudan kaplana donusurken, ben, yuzyilin en buyuk saskinligi geciriyordum. tayland'da darbe olmus deseler bu kadar sasirmazdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"ne, tayland'da darbe mi oldu? sen onu bunu bosver, sevdicegi sonunda delirtmeyi basardim, bana nobel cekilmezlik odulu versinler"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ec1.images-amazon.com/images/P/0967963605.01._SS500_SCLZZZZZZZ_V1056512232_.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://ec1.images-amazon.com/images/P/0967963605.01._SS500_SCLZZZZZZZ_V1056512232_.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan cikarilacak ders: hatunlar, delirmeyin, kendinize gelin. kucukken anneniz "odani topla" dediginde gecirdiginiz evhamlari ve onu bi turlu memnun edemediginiz gunleri akliniza getirin. &lt;br /&gt;siz en iyisi annenizin sadece iyi yonlerini alin, "temizliksel saplantilari" housekeeper'iniza birakin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115901924326349312?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115901924326349312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115901924326349312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/09/kose-bucak-temizligi.html' title='kose bucak temizligi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115852979979183995</id><published>2006-09-17T22:58:00.000+02:00</published><updated>2006-09-22T07:47:27.776+02:00</updated><title type='text'>flamenco</title><content type='html'>haberiniz olmustur, eylul ayi geldi.&lt;br /&gt;havalar sogumaya basladi. ne yapsak da yazi ugurlama depresyonundan ciksak sorusunun cevabini bulmustum ben cooook onceden.&lt;br /&gt;"flamenko dersleri!!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0013x.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0013x.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;marais'de paris'in en buyuk dans okullarindan birindeyiz. haydi bailamos (dansedelim) diyoruz. fonda bir cante jondo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;entrada (giris).&lt;br /&gt;once eller cirpiliyor tango ritmiyle 1-2-3-4,1-2-3-4,1-2-3. ardindan ayaklar devreye giriyor. tacon (topuk), planta (taban), punto (parmak ucu). &lt;br /&gt;ritmler hizlanmis, figurler zorlasmis olsa da, yeni dans ayakkabilarimin kontrolu altindayim, onlar beni koreografiye uyduruyor.&lt;br /&gt;flamenko danscilarindan beklenen tutkulu, hirsli, guclu kadin profili cuk diye yuzume ve bedenime oturuyor. &lt;br /&gt;alisveristen, uzakdogu mutfagindan, i$imden, dunyayi gezmekten aldigim zevk, dansederken aldigimin yaninda solda sifir kaliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayran hayran kendimi izliyorum, gulumseyerek. aynada gordugum o danseden kadin ben degilim sanki. dans hocaminkilerle senkronize cikan topuk sesleri benden gelmiyor. cunku ben, o odaya girdigim saniyeden itibaren artik Lola Flores'im, Joaquin Cortes'im, hispanigim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;butun bunlarin  suclusu mavi gozlerinde flamenko atesi tasiyan Patricio.&lt;br /&gt;kirik fransizcasiyla, un dos tres! un dos tres!'leriyle beni yoldan cikaran hocam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siete-ocho-nueve-diez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;salida. (cikis)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115852979979183995?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115852979979183995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115852979979183995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/09/flamenco.html' title='flamenco'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115810185108531918</id><published>2006-09-13T00:38:00.000+02:00</published><updated>2006-09-17T22:22:13.770+02:00</updated><title type='text'>korkulu bekleyis</title><content type='html'>bugun sabah bi baktim. sitem yok ortada! cok korktum. once blogger'daki dashboard'a girdigimde belirmesi gereken parizyen ay lambasi ortadan kalkti, ardindan da site. bir haftadir yazmiyor olmanin cezasini cekiyor gibi hissettim kendimi. back up almamis olmanin hezeyanini yasadim. eyvah gitti bitti her sey derken, tam da 1 saat kadar once geri geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse. dun pearl jam konserine gitmis, atlamis, ziplamis, cosmus, tasmis, aglamis, zirlamis biriyim; bana yamuk yapana (blogum bile olsa) oteki yanagimi uzatacak kadar stresimi atmis, 'sevdicegim susadim, bana balli soguk cay getirir misin?' diyemeyecek kadar ses tellerimi kopartmis durumdayim. &lt;br /&gt;konser sirasinda bro aranir, ve tahmin edin hangi sarkiyi duyar bro -ezop zir zir zirlarken- hattin oteki ucundan?&lt;br /&gt;bildiniz bildiniz...&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://www.amazing-indulgences.com/radio.blog/sounds/Pearl Jam - Black.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aramiyor, sormuyorsam telefondan gelen sesimi cizirti sanacaginizdan. baska bi sebebi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/DSC00235.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/DSC00235.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115810185108531918?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115810185108531918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115810185108531918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/09/korkulu-bekleyis.html' title='korkulu bekleyis'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115739153560060578</id><published>2006-09-04T18:25:00.000+02:00</published><updated>2006-09-13T00:54:20.173+02:00</updated><title type='text'>dubrovnik ay lambasi</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;genel uyari : bu yazi uzun, fotografi/videosu bol olacak (yani okuyani az olacak demek sanirim bu). okumaya usenenlere bildirilir.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolambacli yollardan ilerleyerek, tablolardan firlamis bir adriyatik'le karsilasiyoruz once. sonra sehir gorunuyor uzaktan. devasa bir kumdan kaleyi andiriyor. (sonradan durumun yakindan da boyle oldugunu anlayacagiz.) yaklastikca buyumuyor sehir, ayni kaliyor... kayalarin ustune oturtulmus yamuk bir kumdan kale gibi, neresinden tutup duzeltecegini bilmedigin.&lt;br /&gt;korunakli yuvasinda; ruzgar, yagmur, huzun ve savas gecirmez gibi duran, kirmizi catili kirilgan sehir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mikrosehrin kapisindan iceri girerken heyecanlaniyor insan, Ezop da farkli durumda degil. birileri ona yillardir dilinden dusurmedigi Alice'in buyulu solusyonunu caktirmadan icirmis olmali. koca kayalarin ortasinda minicik, minik sehrin icinde kocaman hissediyor kendini. yuzyillarca uzerinden gecen ayaklarin cilaladigi beyaz taslarin icine cekiliyor. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;sehrin muzigi...&lt;/span&gt;ruzgarli havanin costurdugu dev dalgalarin kayalara ve surlara carpisi, ayak sesleri, gemi dudukleri ve çanlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk gunumuzu sehri cevreleyen, yenilmez kilan, venedikliler'in korkulu ruyasi surlarin uzerinde yurumeye ayiriyoruz. iki kilometrelik inisli cikisli, gunesli yagmurlu, mavili kirmizili yolu 3 saatte geciyoruz, attigimiz her adimda yeni bir fotograf cekmek, bir yerlere gordugumuz o goruntuyu kazimak zorundayiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/30-08-06_1643.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/30-08-06_1643.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/lJ3I4_-OCZY"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/lJ3I4_-OCZY" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;slav, venedik, turk, fransiz saldirilarindan hep bu surlar kurtarmis sehri, bir tek 1991 senesinde sirplara direnememis. (konuya yine geri doneriz bir yerlerde)&lt;br /&gt;surlarin uzerinden zamaninda 200 koca ticaret gemisine ev sahipligi yapmis limani goruyoruz. ilk kez bir limanin sularinin bu denli temiz olusuna sahit oluyoruz ikimiz de. kriterimiz: onlarca metre yukaridan balik suruleri secilebiliyor. gumus gumus, yakut cumbus liman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20290.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20290.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;surlarin icinden sarp merdivenler gecerek tekrar sehre ulasiyoruz. mikrosehir bizi yine icine aliyor. birkac muze, 2 manastir, onlarca daracik sokaktan sonra kiyisinda bir restorana oturup murekkepli risotto ve midye yiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20248.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20248.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;surlarin uzerinde ustunuze coreklenen 'butun sehrin hakimi olma' hissi yerini sehrin ortasindaki saat kulesinden ve çan seslerinden takip ettigimiz 'saati/zamani durduramayacak olmanin gucsuzlugu'ne birakiyor. evet, zaman burda hizli geciyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dub1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dub1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;---------------------------------------------------------&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ertesi gun dubrovnik'i yuzyillarca karsidan izlemis, kimi zaman napolyon'a, kimi zaman sirplara, simdilerde tavus kuslarina ve guzelim bir botanik bahcesine ev sahipligi yapan Lokrum adasina dogru yola ciktik. ufak bir tekneye atlayip, 5 dakikada ulastigimiz ada soyle gorunuyor Dubrovnik'ten:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20502.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20502.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kumdan plaji olmasa da; gizli gecitlerden, tozlu yollardan, tehlikeli ve yuksek kayalardan gectiginizde, Adriyatik'i oldugu gibi turkuaziyla, mavisiyle, tuzlu, berrak, tertemiz, kipirtisiz suyuyla onunuze sermesini bilen bir adacik burasi. sevdicekle kendimize bir kaya buluyoruz. gunesi ustumuze, adriyatigi ayaklarimizin altina, ormani ve tavus kuslarini arkamiza alip keyif catiyoruz. keyif bu koordinatlarda guzel catiliyor, zamansa takip edilmediginde daha yavas geciyor. nedense burada her sey iste boyle ters isliyor...alice'in solusyonu gorevini hic aksatmiyor. surreel hayal dunyasinin kapilari ustumuze kapanip bizi icerde kilitli ama mutlu birakiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20312.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20312.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20342.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20342.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20354.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20354.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;---------------------------------------------------------&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni bir sehrin kesfine her zaman sokaklarda cikilmaz elbet. biraz da muzelere gidilir, kafa tarihe, parmaklar fotograf makinesinin deklansorune gomulur.&lt;br /&gt;ortaya karisik sunlar cikar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dub2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dub2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sirasiyla (soldan saga, yukardan asagiya)&lt;br /&gt;rektorler sarayi-distan&lt;br /&gt;rektorler sarayi-icten&lt;br /&gt;surlarin uzerinde bir kale&lt;br /&gt;sehrin arsivlerinden bir gazete&lt;br /&gt;dominik manastir'inda bir duvar&lt;br /&gt;jesus is my homeboy &lt;br /&gt;1991'de sirp katliamindan yarali cikmis bir hirvatistan bayragi&lt;br /&gt;sehre girdiginiz anda sizi serin serin karsilayan onofrio cesmesi&lt;br /&gt;dominik manastirinin çan kulesi&lt;br /&gt;400 yasinda bir defter, akdeniz ticareti hakkindaymis, biz yazilanlardan pek bi sey anlamadik tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/GJcVSr33XTI"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/GJcVSr33XTI" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;---------------------------------------------------------&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/vRLuil_Via8"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/vRLuil_Via8" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimbilir, belki birgun giderseniz -ki gitmelisiniz-, bize kapilarini acip bir odasini kiralayan, sabahlari uyanir uyanmaz turk kahvesi ve incir ikram eden, guler yuzlu, 70 yasinda olmasina ragmen Dubrovnik'in dimdik merdivenlerini senden benden hizli cikan, bizi her gun mis kokulu, bembeyaz, tertemiz carsaflarda uyutan Marija'ya selam soyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1991 senesinde sirplar gelip catilari, sehri, saraylari, muzeleri, hayatlari darmadagin ettiginde; askerlerin kazdigi tunelden kacip daglara, gunlerce ac, susuz, isiksiz kalmaya giden bu kadindan dinleyin savasi. 15 sene once bombardimanda kaybettigi kocasinin ve oglunun siyah beyaz fotograflarini bulun savas sehitleri muzesinde. o size hirvatca anlatsin, anlatamayinca not defterinize cizsin, siz ona avrupa dillerinden ortaya karisik cumleler kurun.. ayni iki dili konusamasaniz da anlayin birbirinizi, parmagiyla evinin ustune dusen bombanin yerini gostersin size, gozleriniz yasli, kalbiniz buruk dinleyin. &lt;br /&gt;bilmedigi dilden savasi dinleyince nasil daha cok burkulur insanin ici, anlayin. aglayin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra gelip yuzunuzu avuclarinin icine alsin. tam da senin benim gibi akdenizlilerin anlayacagi bir jest yapip, elini "bosver be, hadi gel bi sise hirvat sarabi acalim" dercesine sallasin. bir zamanlar Marija ve nicelerinin sigindigi daglarda yetisen uzumlerden yapilan hirvat sarabindan icin. icin icin guzellesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20140.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20140.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gun batimina dogru, kayalarin uzerine konuslanin. huzur kokan, harikalar diyari kokan, geri donup bakildiginda burnunuza mikrosehir kokan fotograflar cekin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/blog3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/blog3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece olunca, dubrovnik ay lambasi yuzunuzu yikarken benim icin de sahilde bir kadeh manzana icin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/dubrovnik%20158.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/dubrovnik%20158.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115739153560060578?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115739153560060578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115739153560060578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/09/dubrovnik-ay-lambasi.html' title='dubrovnik ay lambasi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115685734102839502</id><published>2006-08-29T14:56:00.000+02:00</published><updated>2006-08-29T15:15:41.050+02:00</updated><title type='text'>Dubrovnik yolcusu kalmasin!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0463%5B1%5D.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0463%5B1%5D.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 gunlugune yokum. pencereler panjurlar kapandi, Bizans babaannesinde.&lt;br /&gt;koordinat degistirip, Hirvatistan'a, Dubrovnik'e gidiyoruz.&lt;br /&gt;tam da surlarin arasinda kalan bir otelde uyumaya, ada ada gezip denize girmeye, manastirlar gezmeye, osmanli'dan izler bulmaya, borege burek diyen insanlarla kaynasmaya, yuzbinlerce fotograf cekmeye. kimbilir belki de dubrovnik ay lambasi diye bir yazi yazmaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.pointernet.pds.hu/touristinfo/free_wallpapers/dubrovnik-croatia-3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://www.pointernet.pds.hu/touristinfo/free_wallpapers/dubrovnik-croatia-3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115685734102839502?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115685734102839502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115685734102839502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/dubrovnik-yolcusu-kalmasin.html' title='Dubrovnik yolcusu kalmasin!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115670356492872042</id><published>2006-08-27T19:48:00.000+02:00</published><updated>2006-08-27T20:46:10.723+02:00</updated><title type='text'>pazar bazaar</title><content type='html'>kimi sehirler vardir, yeniden yeniden kesfedersiniz her sokagini. aylarca onunden gectiginiz binanin en ust katindaki bahceli terasa basinizi kaldirip bakmayi akil edememis, sokaginizda yeni acilan kafelerin ayirdina varamamis, ayakkabi modasinin degistigine sahitlik edememis, gay mahallesinde yeni acilan ic dizayn magazasindan habersiz kalmis olabilirsiniz.&lt;br /&gt;gunesli bir pazar gunu neler hazirlayabilir size?&lt;br /&gt;1. Evinizin 4 adim ilerisinde Paris'in en yasli, en eski ama hala ayakta kalmis 2 binasindan birine ratlayabilirsiniz (3, rue Volta).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0385.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0385.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Yol ustunde, kimbilir ne zamandir kapali kalmis bir kresle burun buruna gelebilir, avlusunda kosturan cocuk seslerini duymak isteyebilir, Alice'in buyulu solusyonlarindan ictikten sonra kresin eski, ufacik kapisindan iceri girip hayal aleminize dalmak isteyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0386.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0386.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. daracik, issiz sokaklara bile konmus trafik lambalarina uymanin gunluk reflekslerinizden biri haline geldigini hayretle farkedebilir, kendinizi bir anda Istanbul'un kesmekesini ozlerken bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0387.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0387.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yine Marais'de yeni acilmis flamenco malzemeleri satan dukkani gozunuze kestirip, eylul basi baslayacak olan -normalde cogu zaman usengeclikten asilan- flamenko derslerini sabirsizlikla beklediginizi farkedebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0389.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0389.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. sevdicekle metroya binip amerikan kahvaltisi yapmaya gidebilir, yol ustunde fotograflar cekebilirsiniz. Metro cikisi, Madonna'nin nasil hala kac jenerasyon eskitmesine ragmen dimdik ayakta ve "in" kalabildigine sasirabilir, kendinizi gorus alanina giren ilk h&amp;m'e atmak isteyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/blog1.4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/blog1.3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. kendinize bir surpriz yapip, yakinda alinacak &lt;a href="http://www.motorino.co.jp/vespa/guide/lx50/image/lx50.jpg"&gt;Vespa&lt;/a&gt;'yla kullanabilmek icin Paris'in en fashion kaskini ve gercek kuzu derisi eldivenleri; scooter'i calinmis bir arkadasinizdan, "batan geminin mallari" misali neredeyse bedavaya satin alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0452.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0452.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir pazar gubu boyle gecer, hayat ne guzeldir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115670356492872042?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115670356492872042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115670356492872042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/pazar-bazaar.html' title='pazar bazaar'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115662871965680341</id><published>2006-08-26T22:37:00.000+02:00</published><updated>2006-08-27T01:02:57.176+02:00</updated><title type='text'>sevdicek is back from NewYork!</title><content type='html'>Evet, sonunda! &lt;br /&gt;Kilolar verildi, saclar fonlendi, Istanbul'dan alinmis ciciler uste cekildi.&lt;br /&gt;Veeee Jetlagden mahvolmus bir sevdicek saat 1 sularinda eve geldi! &lt;br /&gt;Gelmekle kalmadi Ezop'u oyle bir simartti ki inanamazsiniz. Sevdicek maxi format valizinden sunlari cikartti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0331.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0331.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0334.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0334.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0339.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0339.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iclerindekileri bi simariklik edicem ve gostermiycem =)&lt;br /&gt;Siz zaten tahmin ediyorsunuzdur neler olduklarini. &lt;br /&gt;Bi de Normandiya'da Bizans'la alisverise cikmislar, &lt;a href="http://vintagebiscuit.blogspot.com"&gt;Vintage&lt;/a&gt; aksesuarlar satan bir mucevherciden bana hediye alip ben eve gelince bulmayayim diye bi guzel saklamislar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hediye su sekilde sunuldu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/blog1.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/blog1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkasindaysa soyle bir ibare var: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1921.Paris&lt;/span&gt; yani bu ne demek, fotodaki kolye &lt;a href="http://www.dacre.org/flash/www/ar_00019.jpg"&gt;les années folles&lt;/a&gt;'dan kalma bir antika!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzerinde daha ben dogmadan coook onceki yillardan izler tasiyan aksesuarlari seviyorum, ayni seyi kiyafetler icin soyleyemesem de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse iste, simardim ettim. sizle de paylastim, 'butun zamanini blogunda mi gecireceksin' serzenislerinin frekansini arttiran sevdicegime geri donuyorum. &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sevgi+kelebegi"&gt;Sevgi kelebegi&lt;/a&gt; oldum, hepinizi seviyorum laylaylom.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115662871965680341?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115662871965680341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115662871965680341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/sevdicek-is-back-from-newyork.html' title='sevdicek is back from NewYork!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115633931267969763</id><published>2006-08-23T14:40:00.000+02:00</published><updated>2006-08-24T10:58:47.213+02:00</updated><title type='text'>sinemanin gucu adina!</title><content type='html'>Sinema korkutur. Yeni olan her sey gibi. Salona girip izlediginiz her film sizi, size ait olayan bir dunyaya sokar, dengelerinizle oynar. Iste tam da bu yuzden; sinema, sadece ve sadece bilgelerin, gifted cocuklarin elinde sekillenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransiz bir yazar soyle buyurmus zamaninda: "Sinema, 20. yuzyili salaklastiran en buyuk faktorlerden biridir."&lt;br /&gt;Cunku iyi film, seyircisinde bas dondurucu karmasik bir haz, zamansiz dalgalanmalar, sert duygulanimlar yaratir. Ve seyirci tam da bunu sever. Siddet, korku, porno ve olmadik insanustu kahramanlar/tesadufler iceren filmler tam da bu yuzden listelerin basina oturur.&lt;br /&gt;Sinema HAZdir, ACI cekmektir. Sizi bildik gorunen kanatlarinin arasina alip diken ustunde oturtan da Odur. Hic acilmayan konulardan yine O bahseder. Kacindiginiz anilari O canlandirir.  Sinema asidir.&lt;br /&gt;Iste bu yuzden korkutur. En buyuk silahi olan goruntuyu sozle birlestirmeyi basardigindan beri kitleleri pesinden surukleyen, sanatlardan 7.si, butun sanatlarin icinde eritildigi bir alasim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar anlattik, asil konuya gelelim. Deli cesaretinin askla ozdeslestirildigi filmlerle, terkedilen kadinlari biraraya getirmeden once iyice dusunun!! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/marie.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/marie.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Terkedilen kadin =&lt;/span&gt; Ezop'un 2003 senesinde Paris'te tanistigi, Marie adinda bir hatun.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;DVD player'daki film =&lt;/span&gt; Jeux d'enfants (Cocuk Oyunlari, Love me if you dare)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img.clubic.com/photo/00075135.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://img.clubic.com/photo/00075135.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mekan = &lt;/span&gt;Ezop'un evi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Durum = &lt;/span&gt;Ezop Marie'ye eve davet eder, krema soslu mantarli tavuk yapilacak, beyaz sarap acilacaktir. Ezop istemese de, Marie filmi izlemek ister. Film izlenir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Marie, ben sana filmi izlemeyelim demistim. mendil getireyim sana dur, siyah kazaginin ustune silme burnunu.&lt;br /&gt;- Ezop ben onu cok seviyorum, ask bu, ustune bu kadar dusunulecek bir konsept de degil ki! ask iste, ustune yillarca yazmislar cizmisler simdi de filmlerini cekiyorlar ama bu kadar kafa yorucu bisey degil. fiirkk firrkk.uhuhu. sniff. neden basitce, en yalin haliyle yasayamiyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezop cevap vermez, mutfaga yonelir, bir bardak sarap daha doldurur kendine. Marie o sirada terkeden sevgiliyi numarasini gizleyerek arar, telesekretere duser, mesaj birakmaz. Sonra gecenin bir yarisi scooter'ina atlar, terkeden sevgilinin evine gider, onu orada bulur, gozyaslari icinde ilan-i ask eder. terkeden sevgili, normal insanlarin yasadigi normal asklardan yasamak istememektedir. Mimarligi meslek edinmis (yani Paris gibi bir yerde gayet iyi kazanan) ressamlardan (yani 'ben entelektuelim, stabil olmami beklemeyin'cilerden) hayir gelmez, cikardigimiz ders budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marie bugun daha iyi. Film ve terkeden sevgilinin kollarinda uyumak ona iyi geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Ezop tv haber bulteni&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Simdilik sadece basliklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezop Pilates yapmaya basladi. Aksamlari Seine Nehri'ne kosuya cikiyor. Alinan kilolar bir bir veriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0303.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0303.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezop simdi de evde cilgin poker partileri duzenliyor!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0311.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0311.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezop, gozlerinden tuhaf bir enfeksiyon kapmis olan Bizans'i bugun veterinere goturuyor. minnos bizans gozlerini pek acamiyor...Ezop panik halinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/blog2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/blog2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115633931267969763?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115633931267969763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115633931267969763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/sinemanin-gucu-adina.html' title='sinemanin gucu adina!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115603069338373241</id><published>2006-08-20T00:52:00.000+02:00</published><updated>2006-08-22T12:07:48.890+02:00</updated><title type='text'>yolcudur ezop     baglasan hop-hop-altin top</title><content type='html'>saat 8 de ataturk havalimani'ndan ucup gidiyor ezop.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sicaktan bogulmus bir istanbul birakiyor geride. ardinda biraktiklarini yine sifirdan ozlemeye baslamak icin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ezop'un 2006 istanbul'uyla ozdeslesen, park orman'daki &lt;a href="http://www.vayacondios.info/"&gt;vaya con dios&lt;/a&gt; konserinde dinlenip, kafada loop'a takilan sarki bu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://polzo.free.fr/radio.blog/sounds/22-La llorona.mp3.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;ezop tv haber bulteni:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop Ipod'landi. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Babasiyla Istanbul'da yeni acilan Kanyon adli alisveris merkezindeki D&amp;R'a Thom York albumu almaya giden Ezop'u aslinda buyuk bir surpriz bekliyormus. Kolundan cekile cekile Apple magazasina suruklendikten sonra eline tutusturulan 30 gb kapasiteli Ipod Video ile cilgina donen Ezop, buradan kendisini &lt;a href="http://www.timesonline.co.uk/article/0,,2087-1743391,00.html"&gt;ipod generation&lt;/a&gt; grubuna dahil eden babasina kocaman tesekkur eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop kilo aldi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Annesinin yaptigi zeytinyagli taze fazulyelere, bamyalara, basmati pilavlara, boreklere coreklere; bahcede yapilan barbekulere; babasinin "hadi bu aksam 'MaviBalik', hadi yemege 'Circle'a', aa bu aksam 'ViraVira'ya gelmezsen cok bozulurum, aa sen daha (adi anlasilamayan bi yer)'in suflesinden yemedin mi"lerine dayanamayan Ezop tam 3 kilo alarak 48 kiloya cikti! Sevdicegi Newyork'tan donmeden bu 3 kiloyu veremezse hayati tehlikeye girecek olan Ezop'a 3 gunde 3 kilo verme diyeti gonderene 3 kilo cikolatali kek hediye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop alisveris yaparken yakalandi!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ibrahim Tatlises'in Hulya Avsar'a hala asik oldugunu itiraf ettigini geldigi ilk gun actigi ilk televizyon kanalindan ogrenen Ezop, 'bu isler bahane, Istanbul sahane' diyerek kendini birtakim para tuzaklarinin ellerine birakti. Midiformat valizi artik kendine yetmeyen Ezop kara kara dusunmekte. Ibrahim'inse basina ne geldi hic bilmiyor.&lt;br /&gt;Aldigi mavi kupelerine mavi mavi masmavi diye sarkilar soylemesinin altinda kucukken maruz kaldigi turk filmleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Haberlerin ardindan reklamlar:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sabah banyonuza girip dis fircalama/yuz yikama ritueline girdiniz diyelim. aynadaki yuzunuz bir anda canlanip sizinle konusmaya basladi! kacar miydiniz, kalip sohbet mi ederdiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;reklamlarin ardindan istiklal marsi'yla kapatiyoruz, israrla tv basinda kalanlarsa buyursun:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kameraarkasi.org/tv/ayar/trt_02.jpg "&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://www.kameraarkasi.org/tv/ayar/trt_02.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115603069338373241?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115603069338373241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115603069338373241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/yolcudur-ezop-baglasan-hop-hop-altin.html' title='yolcudur ezop  &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;  baglasan hop-hop-altin top'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115599098799410906</id><published>2006-08-19T13:53:00.000+02:00</published><updated>2006-08-19T20:54:44.613+02:00</updated><title type='text'>istanbul ay lambasi</title><content type='html'>geleli 1 haftadan fazla oldu, ama hala hicbir sey yazamadim bu konuda. oyle hizli geciyor ki burda hayat, dengem bozuldu. simdi de bebek sahili'ne iniyoruz bogaza karsi sarap icmeye. (paris'e geri doner donmez bu post'u okuyup uzulup sinirlenicem, biliyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yer: lufthansa paris-istanbul ucagi.&lt;br /&gt;zaman: 10 agustos, 16:35.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ucus sirasinda...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ezop'un aklindan gecenler:&lt;/strong&gt; sevdicek, bizans, istanbul, acaba insan beynini internete baglayabilir miyiz, annem heyecanli midir, simdi ucagi kacirsalar cok acayip olur, arkamdaki turkler gercekten turkce mi konusuyorlar, indikten sonra duty free'ye girmemen lazim ezop, sifiri tukettin bu ay haberin olsun.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ezop'un midesinden gecenler:&lt;/strong&gt; coleslaw salatasi. kirmizi biberli tavuk. mini-kola, mini-saraptan bozma bir icecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ezop'un elinden gecenler: &lt;/strong&gt; el cantasi, guerlain pudra, fotograf makinesi, zadie smith'ten &lt;a href="http://images.barnesandnoble.com/images/10110000/10114162.jpg"&gt;on beauty&lt;/a&gt;, el kremi, coco mademoiselle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ezop'un fotograf makinesinden gecenlerse soyle:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0398.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0398.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;havalandıktan hemen sonra...5000ft'teyiz&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0401.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0401.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;6000ft'teyken durum buymus. evet.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0402.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0402.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;7500 ft, fotoğraf çekme sıklığımı abartmış mıyım ne...&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0403.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0403.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt; ezop bulutların ustunde... kucukken bunların uzerine dusup yumusacık bir yataga gomulur gibi iclerine girsem diye dusunurdum. meger 10000+ feet imis altitude, bulutlarin da yatak-yastik olma fasilitesi yokmus...&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115599098799410906?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115599098799410906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115599098799410906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/istanbul-ay-lambasi.html' title='istanbul ay lambasi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115576720439904719</id><published>2006-08-17T00:15:00.000+02:00</published><updated>2006-08-18T23:37:33.310+02:00</updated><title type='text'>Calma Cirpma Isleri Mudurlugu</title><content type='html'>bizans'in videosuna, benimle uzaktan yakindan alakasi olmayan, benle uzaktan yakindan hicbir sekilde iletisime gecmemis bir insanin sitesinde rastladigimdan dolayi, soz konusu videoyu kaldirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cok sevgili &lt;a href="http://www.mavilink.com/resim/hirsiz.gif"&gt;HIRSIZ&lt;/a&gt;, [evet &lt;strong&gt;hirsiz&lt;/strong&gt;, bunun baska tanimi yok]&lt;br /&gt;internet uzerinden yapilan "calma, cirpma, izinsiz yere kullanma, ona buna satasip mental tatmin saglama" gibi eylemlerinizin GERCEK hayatta donup dolasip basiniza gelmesini diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaraticiliktan uzak beyniniz, calip cirpma azminiz, cin fikirleriniz ve simdi de calismayan videonuz size sevgi, baris, huzur ve mutluluk getirsin. amin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115576720439904719?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115576720439904719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115576720439904719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/calma-cirpma-isleri-mudurlugu.html' title='Calma Cirpma Isleri Mudurlugu'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115560477014901795</id><published>2006-08-15T02:37:00.000+02:00</published><updated>2006-08-16T18:28:31.256+02:00</updated><title type='text'>bizans'tan mektup vaaaar!!!</title><content type='html'>dun aksam yorgun argin eve girip, kendime 2 saniye maillerime bakip cikicam dedim ama, bilgisayara kilitlendim kaldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen olay sekanslarini anlatmaya gecmeden durum detayi verelim.&lt;br /&gt;persembe gununden beri istanbul'dayim. &lt;strong&gt;my foot&lt;/strong&gt; akimini dertli dertli takip edip, gozyaslarini kendine saklayan, bloguna girip girip bizans'in pati videolarini izlemekten bikmayan bir kedi canavarina donustum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veeeee, dun gece minnos, bebek, tuysiklet bizans'tan bir mektup aldim!! mektup sevdicek tarafindan kedi'ceden fransizca'ya cevrilmis. ben de size buyrun turkce'ye ceviriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" sevgili annisko,&lt;br /&gt;seni cook ozledim! az once Normandiya'dan donduk. inanamazsin, superdi!&lt;br /&gt;seni havaalanina biraktiktan sonra babaannemin arabasiyla yola koyulduk, hava cok guzeldi. aslina bakarsan en basta pek sevmedim bu araba meselesini, cok sikayetciydim. babam dedi ki, hayatimda daha once hic bu kadar cok konusmamisim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/bizo2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/bizo2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ama sonra, arabalari izledim, hatta babaannem beni kucagina alip oksamaya baslayinca dunyalar benim oldu, bi daha sinirli sinirli miyavlamadim, sevimli sevimli miyavladim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra cok tuhaf bisey oldu. normandiya'ya ulasir ulasmaz bil bak ne gordum! adini deniz koyduklari kooooocaman bir su kutlesi. guzeldi, ama ben korktum. onun disinda plajdaki butun insanlar yanima gelip gelip beni sevdiler, herkes cok guzel bi kedi oldugumu soyledi tabi her zamanki gibi.&lt;br /&gt;buyuk buyuk dedemin evine girince yine cok korktum. ama herkes yine cok guzel ve yumusacik bi kedi oldugumu soylemeye baslayinca yanlarina gidip biraz kendimi sevdirdim, ama birazcik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babam studyomu, birinci kattaki odasinin yatak ucuna kurdu. ailedeki herkese `balik yemek icin nasil masaya cikilir` numarami gosterdim, her zamanki gibi beni yine cok akilli ve guzel buldular. sonra babamla uyuduk, arada ben uyanip pencerenin onunde `geceleyin bahcede kipirdayan seyler gosterisi`ni izledim. biraz korktum, azicik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ertesi gun cok korkunc bisey oldu! babam beni resmen, herkesin gozunun onunde bahcenin cimlerine birakti!!  &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/bizo4.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/bizo4.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; tabii ben hemen eve geri kactim, babam pesimden geldi, o zaman daha da cok korktum, deli kediler gibi bir oraya bir buraya kosmaya basladim, hatta kedi tasmami nasil yaptiysam kopartmisim, cok kizmadin di mi anne? neyse sonra babam beni yakaladi, odaya cikardi, o kadar korktum ki hemen yatagin altina saklandim. sonra biraz iyilestim, pencereden buyuk buyuk dedemin cimleri bicisini izledim. o pis cimler pencereden bakinca daha guzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bildigin gibi, her ne kadar guzel, akilli, yumusacik bi kedi olsam da biraz utangacim, o yuzden zamanimin cogunu yatagin altinda gecirmeye calistim ama babam her seferinde gelip beni tekrar asagiya indirdi. ama ben bu kocaman evi cok begendim, biz de bundan alalim anne. bilmedigim ne kadar cok koku, gormedigim ve henuz parcalamadigim ne kadar cok cicek cesidi varmis!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu super kokular arasinda bazen basim dondu, ben de en guvenli gorunen yere, buyuk buyuk dedemin koltugunun altina kuruldum, midye kokusu gelene kadar da cikmadim.&lt;br /&gt;gece biraz soguk yapti. babisin koynuna girip uyudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/bizo3.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/bizo3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; cumartesi gunu beni evde biraz yalniz biraktilar, ben de biraz ciceklere, biraz sineklere, biraz da aslinda hic hareket etmeyen ama hareket ediyormus taklidi yapan golgelere saldirdim. bu ev supermis, atlayip ziplayacak coook sey var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes geri dondukten sonra, babam ailesine mucver yapti. o kadar guzel olmus ki hepsini onlar yedi, bana vermediler. cok bozuldum. kediler mucver yemez klisesi de nerden cikti??&lt;br /&gt;bi de ben pencereden disariyi rahat goreyim diye tabure verdiler. bildigin gibi ben her ne kadar sevimli, minnos, yumusacik, guzzzeeeel bi kedi olsam da coook usengecim, simdi gobek de yaptim, canim oyle atlayip ziplamak istemiyor. hem sana veteriner amca demisti iran kedileri boyle diye, bana hic kizma. genetik altyapim oyle bildigin kedi aktivitelerine hic musait degil. hem ben daha kucuk bi kediyim, bana kizilmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/bizo5.6.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/bizo5.6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; pazar gunu merdivenlerin ustunden babama bakarken bir de ne goreyim! babam benim studyomu toplamis, kumumu temizlemis, yemek kaplarimi yikamis. noluyor demeye kalmadan beni o pis cantaya koyup buyuk buyuk dedemin bi arkadasinin arabasina bindirdiler. paris'e donuyoruz bibi dedi babam. ne paris e donmekten ne de `bibi` isminden hic hoslanmadim. donus yolu boyunca miyavladim, babami sinirlendirdim, arabaya beyaz tuyler sactim, su kabimi dusurdum. oh olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra da eve geldik.&lt;br /&gt;babam bana kizdi galiba, nolur cabuk don. kocaman optum.&lt;br /&gt;minik, sevimli, guzel, yumusak, snob kedin,&lt;br /&gt;bizans.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps: internete pati fotolarimi koyacakmissin, kimseye patimi filan gostermem ben oyle bedavadan, haberin olsun."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115560477014901795?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115560477014901795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115560477014901795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/bizanstan-mektup-vaaaar.html' title='bizans&apos;tan mektup vaaaar!!!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115516570931821578</id><published>2006-08-10T00:55:00.000+02:00</published><updated>2006-08-15T01:51:33.953+02:00</updated><title type='text'>republique metrosu sakinleri</title><content type='html'>valizim hazır. biletim cebimde, pasaport çantada.&lt;br /&gt;az kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaz ayını seviyorum, yanına ne kadar eşya/kıyafet/çanta alırsan al, çok fazla yer kaplamıyor. üstelik de mimi-format insanıysanız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mini format insanı Ezop, midi format valizini yüklenip istanbul'a gidiyor yarın, bizans'ı, sevdiceği, mimi'yi geride bırakıp.&lt;br /&gt;10 gün, kocaman 10 gün. kısacık 10 gün. mini-midi-maxi 10 gün. bizans normandiya'ya çıkartma yapmaya gidiyor sevdicekle birlikte. bahçe/kuş/böcek korkusunu yenip dönmesini umuyorum, avcı içgüdüsünden muaf kedimin. evde sinek avlamakla ormanın kralı olunmuyor miniformat aslan kurusu, bizans bey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizans bey günde 28 saat uyuklayadursun, biz çin mahallesi benim, hint mahallesi senin gezdik bugün çılgınca. çin mahallesinde brioche'lar, hint mahallesinde körili tavuklar yedik. mimi geldi sonra. bi türlü son elvedamızı gerçekleştiremedik şimdiye kadar. böyle şeyler hep son güne bırakılır. finaller, sınavlara çalışmalar, ayrılmadan önceki sevgi dolu sözler... biz de yumurta dedik, hele bir kapıya dayansın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 ağustos'u, 10 ağustos'a bağlayan gece republique metrosunda, çığlık çığlığa koşuşturan, photo-matonu 2 saat esir alan, önce gülmekten kırılıp yerlerde sürünüp, sonra ağlamaktan kırılıp yerlerde sürünen iki kız gördüyseniz onlar ezop ve mimi'ydi. birbirlerine veda ettiler, pause düğmesine bastılar. kaldıkları yerden yine devam edebilmek için, kimbilir bir daha ne zaman...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;republique metrosundan, ağlamaklı ama gülümseyen yüzlerimizden, nasıl hoşçakal denilceğini hiç bilemeyen iki deliden geriye kalan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0392.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0392.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115516570931821578?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115516570931821578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115516570931821578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/republique-metrosu-sakinleri.html' title='republique metrosu sakinleri'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115490448474421825</id><published>2006-08-06T23:56:00.000+02:00</published><updated>2006-08-08T23:28:30.483+02:00</updated><title type='text'>manzanita vs ezop</title><content type='html'>dün gece mimi'nin gidişini kutladık (!). böyle bir kız işte, gidişini bile dramatize etmek istemeyecek kadar optimist, alçakgönüllü. oysa ben herkesi davet edip bir ağlama seansı yapmayı planlıyordum. mumlar yakıp, moral bozucu şarkılar dinleyip, salya sümük ağlamak istiyordum. siyah beyaz fotoğraflarımız olsun istiyordum, tam o gitmeden önce çektiğimiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bu depresif aktiviteleri bir kenara bıraktık, eğlenmeye karar verdik. hatta mimi bi koşu marketten benim favori içkimi alıp geldi. arkadaşlık, kanada'ya taşınma öncesi son eurosunun son kuruşuna dek sıfırı tüketmiş olan birinin, saat 11'de size bir şişe manzana getirmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece 1 itibariyle yaptıklarımız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 30 metrekare eve 30 kişi sığışıldı. ev partisi müdavimlerine tavsiye: bulunduğunuz mekanda metrekare başına düşen insan sayısı 1'den fazla olsun, çoook keyifli!! hele de kanapede, halıda, masada, sandalyede, sandalye altlarında, küvette, gardolapta yer kalmayınca sokaklara taşıp çılgınca eğlenmeye devam ederken komşuların şikayetleriyle olay mahalline gelen polisle karşılaşmanız olağanüstü keyifli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- polisleri ikna ettik, manzana içirdik, telefon numaramızı istediler vermedik. ne yani, olağanüstü bir durum var diye hepimiz kanka olduk falan mı sandınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sokakta reggae şarkıcılarıyla tanıştık, polisler gittikten sonra bize stay yourself diye kendi yazdıkları bir parçayı söylediler. onlara da manzana ikram ettik. numaramızı istemediler, efendi çocuklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- (yine) sokakta monopoly oynadık, ben 13 ile 25 arası bütün tek sayılı binaları aldım, paris'in en şık caddesindeki bunca apartman dairesiyle artık fabrikatör mü olurum, manzana koleksiyoncusu mu olurum ona yarın karar vericem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- manzana özenle son damlasına kadar içildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- eve girdik, gece 5'te, hotel california söyledik çığlık çığlığa. sonrasında oturup hüzünlendik. gecenin finalinde, buruk, yorgun, çakırkeyif, sesi kısık ezop'dan geriye kalanlar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;bakınız: dış cepheden:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/ezop1.5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/400/ezop1.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt; iç cepheden:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/Manzanita%2072%20dpi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/Manzanita%2072%20dpi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115490448474421825?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115490448474421825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115490448474421825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/manzanita-vs-ezop.html' title='manzanita vs ezop'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115488272917385446</id><published>2006-08-06T18:38:00.000+02:00</published><updated>2006-08-06T18:45:29.173+02:00</updated><title type='text'>Vikipedi!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.teknoseyir.com/wikipedia-vikipedi-ozgur-ansiklopedi/"&gt;teknoseyir&lt;/a&gt;'den alinti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"15 Ocak 2001?de İngilizce olarak yayına başlayan, wiki tarzı sitelerin en büyüğü Özgür Ansiklopedi Wikipedia‘ya, şu an için internet üzerindeki en büyük ansiklopedi denebilir ve Wikipedia şimdi Türkçe dahil birçok dilde yayın yapıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikipedia'nin onemini yeni anlamaya baslayan dunya populasyonu internetin en buyuk ansiklopedisi olma yolunda kocccaman adimlar atan bu olusumu o kadar guzel destekliyor ki! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki ya biz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kitlesel harekete siz de katilin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/"&gt;Vikipedi Turkiye&lt;/a&gt;'ye destek olun!!&lt;br /&gt;Bosluklari doldurun!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115488272917385446?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115488272917385446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115488272917385446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/vikipedi.html' title='Vikipedi!!!'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115472461882891084</id><published>2006-08-04T22:31:00.000+02:00</published><updated>2006-08-10T16:27:43.503+02:00</updated><title type='text'>breakfast at tiffany's</title><content type='html'>New York.&lt;br /&gt;sabahin ilk isiklari. melankolik bir sarki esliginde yaklasir newyork sarisi taksi.. elegan, genc, siyah elbiseli bir kadin taksiden iner, nerdeyse hic cikarmadigi gunes gozlukleri burnuna dusmus. duraklar...gozlerini o buyulu ismin asili durdugu tabelaya kaldirir : TIFFANY &amp; Co.. amerika'nin en sohretli ve klas mucevhercisinin vitrinine yaklasirken jenerik baslar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Audrey Hepburn &lt;br /&gt;George Peppard &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;BREAKFAST AT TIFFANY'S&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.capotebio.com/"&gt;truman capote&lt;/a&gt;'nin &lt;a href="http://www.capotebio.com/works/breakfast_at_tiffanys.php"&gt;kitabinin&lt;/a&gt; film uyarlamasina baska bir aktris dusunulemezdi evet. kitabin kahramanina capote'nin bictigi isimse yine "cuk oturmus sekerim" dedirten cinsten: &lt;em&gt;Holly Golightly&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;incecik, zarif, minimini kadin. cocuk kadin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/audrey.0.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/audrey.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/audrey2.0.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/audrey2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;ben buyuyunce Audrey Hepburn olmak istiyorum.&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115472461882891084?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115472461882891084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115472461882891084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/breakfast-at-tiffanys.html' title='breakfast at tiffany&apos;s'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115471619442254050</id><published>2006-08-04T20:00:00.000+02:00</published><updated>2006-08-04T20:29:54.446+02:00</updated><title type='text'>oscar wilde'a mektup</title><content type='html'>&lt;a href="http://urban.csuohio.edu/~sanda/pic/travel/others/mm/dublin/merrion%20square/oscar%20wilde's%20colored%20stones%20statue.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://urban.csuohio.edu/~sanda/pic/travel/others/mm/dublin/merrion%20square/oscar%20wilde's%20colored%20stones%20statue.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sevgili oscar,&lt;br /&gt;dogdugun sehir olan dublin'e hic gitmedim, ama vefat ettigin sehirde yasiyorum, yasamina ve olumune taniklik etmis beaux-arts sokagindaki 13 numarali binanin onunden ne zaman istersem gecebiliyorum.&lt;br /&gt;bugun &lt;a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/fd/Perelachaise-Wilde-p1000393.jpg"&gt;mezarina&lt;/a&gt; gittim, pere lachaise'e. oysa mezarliklar, mezar konsepti, birilerinden kalmis molekullerin bir noktada yogunlasip kalmis olmasi ihtimali tuylerimi diken diken ediyor. &lt;br /&gt;uzerinden yuzlerce binlerce boyali dudak gecmis mezarindan cikip bana (ayni paris je t'aime filmindeki gibi) "&lt;em&gt;You will always be fond of me. I represent to you all the sins you never had the courage to commit." &lt;/em&gt;demeni istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ingiliz asaletinin, parizyen geyliginin ardindaki komik ve bilge adama burdan selam eder, gozlerinden operim.&lt;br /&gt;Ezop&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps: Women have a wonderful instinct about things. They can discover everything except the obvious. hatirladin di mi, hey gidi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115471619442254050?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115471619442254050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115471619442254050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/oscar-wildea-mektup.html' title='oscar wilde&apos;a mektup'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115461597086719556</id><published>2006-08-03T15:47:00.000+02:00</published><updated>2006-08-16T17:14:25.156+02:00</updated><title type='text'>mozzarella: bir hayat bicimi</title><content type='html'>sakin ola &lt;a href="http://foodiesinlondon.blogspot.com"&gt;foodies&lt;/a&gt;'in uzmanlik alanina girdigimi sanmayin. arada ufak tefek birseyler hazirladigimda, nasil heyecanlaniyorum, bir servis ritueline giriyorum, bir prezentasyon tutkunu oluveriyorum, inanamazsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;havalarin -genelde- asiri sicak olusunun, yemek aliskanliklarimizi altust ettigi malum. ne yesek de sonradan pisman perisan olmasak dedigim zaman, aklima dogal olarak ilk basta salata geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen iki adet kase cikarilir, sevdicege gelirken &lt;a href="http://www.akoni.info/tags/baguette.jpg"&gt;baguette&lt;/a&gt; almasi buyrulur...&lt;br /&gt;kaseye once icebergler atilir, ustune domates, jambon (jambon yemeyenlere salam yahut &lt;a href="http://abc.net.au/surfingmenu/img/NN-Beef-Carpaccio.jpg"&gt;carpaccio&lt;/a&gt; onerilebilir, yummy) ve en onemlisi &lt;a href="http://www.rivisondoli.biz/prodotti/prodotti%20singoli%20011.jpg"&gt;mini-mozzarella&lt;/a&gt; ve kavun konur. sizma zeytinyagi ve karabiberle islem tamamlanir. keske her sey bu kadar basit ve guzel olsa. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0390.4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0390.6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha cok salata, daha cok cesit icin &lt;strong&gt;&lt;a href="http://salad.allrecipes.com/"&gt;suraya&lt;/a&gt;.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha cok mozzarella / yahu nedir bu mozzarella diyenlerse &lt;a href="http://homecooking.about.com/library/archive/bldairy21.htm"&gt;suraya&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115461597086719556?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115461597086719556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115461597086719556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/mozzarella-bir-hayat-bicimi.html' title='mozzarella: bir hayat bicimi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115455959402985933</id><published>2006-08-03T00:42:00.000+02:00</published><updated>2006-08-11T11:18:59.840+02:00</updated><title type='text'>kedi seven kedigiller</title><content type='html'>bizans icin soyle bir ugrayanlara, kedili mutfaklara, biskuvilere, londra usulu kabak cekirdeklerine, soyle bir foto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0385.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0385.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;mini kedi, mini mouse, mini cola. &lt;br /&gt;33 cl'lik kolalari bitiremememden sikayetci olan sevdicekin yeni hobisi, 12lik paketlerde satilan 15 cl'lik bu kolalardan almak. tadi diyorum, degisik diyorum, kandiramiyorum. hani alistim da yavastan. ustelik mini ezop'a mini kola yakisir.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soyle de bir video:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="340" height="280"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/H5zlEsHOnRw"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/H5zlEsHOnRw" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="280"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115455959402985933?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115455959402985933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115455959402985933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/08/kedi-seven-kedigiller.html' title='kedi seven kedigiller'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115430254363986959</id><published>2006-07-31T00:39:00.000+02:00</published><updated>2006-08-02T13:09:43.896+02:00</updated><title type='text'>aslan parcasi</title><content type='html'>zaman zaman issizlasmasi, sessizlesmesi, insansizlasmasi, &lt;a href="http://www.lynnconnellart.com/gallery/images/solitude.jpg"&gt;yalnizlasmasi&lt;/a&gt; gereken insanlardanim. ama tutup da metropolde yasarsan, evinin disinda yalnizlik ihtiyacini giderebilme ihtimalin oldukca dusuk. istisnasiz her kadina "&lt;a href="http://u-blog.net/ptitpoual/article/dialogues"&gt;hey madmazel, cok sekersiniz, pek alimlisiniz, gelip benle takilir misiniz&lt;/a&gt;" diyen &lt;a href="http://www.frequencefac.com/picsUpload/racaille.jpg"&gt;genclik&lt;/a&gt; sagolsun... parklarda, bahcelerde, sinemada, sokakta, markette, metroda rahat ve yalnizlik yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kucukken boyle degildim ama. burnumu cama dayayip diger cocuklari izlemekten rahatsiz olmaya baslayinca, 5 yasima merdiven dayar dayamaz istedigim ilk sey "kardes" olmus. boyle iddialar mevcut. iddialarin dogru olmasi ihtimalini ise dogumgunu 30 temmuz'a denk gelen bir aslan parcasinin varligina borcluyuz. &lt;br /&gt;"nerden cikti bu velet, kalemimi ver, barbimi, annemi ve dahasi babami ver essek"  &lt;br /&gt;diyorken yillar once...&lt;br /&gt;"ah be sevgi kelebegim, minnos kuzum, baby brother'im uzak upuzak kaliverdik be of" diyorum simdi.&lt;br /&gt;kardes boyle biseydir. hayatiniza girdigi andan itibaren yasanmasi gereken kutsal ittifakin diger kolu, yaptigi, ogrendigi her seyle sizi sasirtan, cabucak buyuyuverip 18ine basabilen dunku cocuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha dun sari kafa, camur paca birseyken, kepceler ve kopekler en buyuk fobilerinken, 'annaaane'nin cuzdanindan para asirip, mideye cokoprens indirmeye bakkala kosarken, masanin uzerinden patates kizartmasi yuruturken nasilsan bugun de oylesin. gulumseyen, bebek yuzlu, bilge sozlu can erigim. je t'aime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kermitten basbakan olmaz diyenler kenara cekilsin lutfen. kalanlar play tusuna &lt;br /&gt;bassin. &lt;a href="http://www.bulbe.com/i/M/o/n/Monroe.jpg"&gt;marilyn monroe&lt;/a&gt;'dan happy birthday mister president gelmeyecek efendim hayir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.toughpigs.com/images/anthnewstuff08ah.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://www.toughpigs.com/images/anthnewstuff08ah.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_1"  FlashVars="id=1&amp;status=maximize&amp;filepath=http://generation.extreme.free.fr/radio.blog/sounds/Art Brut-My Little Brother.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#666666;&amp;title=Art%20Brut-My%20Little%20Brother"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;my little brother just discovered rock &amp; roll&lt;br /&gt;there's a noise in his head, and he's out of control &lt;br /&gt;and yes it frustrates&lt;br /&gt;let's let him make his own mistakes&lt;br /&gt;see him on the dance floor go now&lt;br /&gt;boy those moves i just don't know how&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115430254363986959?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115430254363986959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115430254363986959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/aslan-parcasi.html' title='aslan parcasi'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115427381556624041</id><published>2006-07-30T17:22:00.000+02:00</published><updated>2006-08-01T00:07:34.190+02:00</updated><title type='text'>yikinti...</title><content type='html'>kizlar partimizden haberler verecektim, ama yapamiyorum, yazamadim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yuzyilda, 2006 yilinda, sivillerin uzerine bomba yagdirilabiliyor olmasini aklim almiyor. popolari gayet saglam yerlerde, yedikleri onunde, yemedikleri ardinda kimilerinin ucuzlatilmis insan hayatlari uzerinden politika yapmalari, olen bebek sayisi uzerinden savasin vehametini kararlastirmalari, buyuyen istatistiklerin giderek gunluk hayat rutini olusu midemi bulandiriyor. &lt;br /&gt;yikintilarindan dogan guzelim bir sehrin kisacik hayatinin, boylesine felaketlerle dolu olusunu nasil kabullenecegiz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bize savasi kabullendirmek gibi sacma bir gorev edinmis gazeteleri, haberleri artik okuyamiyor/izleyemiyorum. arada, yuregimin sizlamalari dinince &lt;strong&gt;&lt;a href="http://beirutupdate.blogspot.com/"&gt;suraya&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; gidip bakabiliyorum sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.vialls.com/beirut/images/0_beirut10.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://www.vialls.com/beirut/images/0_beirut10.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115427381556624041?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115427381556624041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115427381556624041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/yikinti.html' title='yikinti...'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115378127446590418</id><published>2006-07-25T00:26:00.000+02:00</published><updated>2006-07-30T00:19:41.016+02:00</updated><title type='text'>farkliyim farklisin farkli</title><content type='html'>We Are Different (WAD). &lt;br /&gt;Boyle bir delilik var. "Farkliyiz biz". Farklilasmak isterken,aynilasarak kendini avutma hali. Homojen gorunmesi -nedense- makbul bir toplulugun icinde sivrilen, "herkesten farkli, kendi icinde ayni" bir &lt;em&gt;&lt;em&gt;biz&lt;/em&gt;&lt;/em&gt; yaratma cabasi. &lt;br /&gt;kaliplar dar geliyor hey, haydi gel kendi kalibimizi kendimiz yaratalim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anahatlariyla cizmemiz gerekirse: &lt;br /&gt;Kalip: Ilgi cekme potansiyeli olan her sey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bir de her ay beni kiosk(-que)'lara (gazete bayii iste) run forrest run cigliklariyla kosturan bir WAD var ki, onu iste hayatta boyle anlatmam. birgun kendinizden urban fashion filozofu yaratmak isterseniz, puantiyeli eteklilerden, rayban'imi takarim, keyfime bakarimcilardansaniz, avrupa ulkelerinin urban fashion'larini (urban diyorum, street demiyorum, lutfen dikkat edin) merakla izliyorsaniz, ustune de yaratici/dekoratif/ben de bunun aynisindan cekicem dedirten fotograflarin bagimlisiysaniz buyrun, hemen bakin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/IMG_0368.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/IMG_0368.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta sadece bakmayin, gidin alin. burada 5 euro'ya satiliyor, Turkiye'de yabanci dergiler satan kimi kitapcilarda gormustum, ama sanirim biraz daha pahaliydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haziran sayisi yaza hazirlik yapalim diye pek bir caliente olmus, Peace&amp;Love temali temmuz sayisini merakla bekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115378127446590418?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115378127446590418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115378127446590418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/farkliyim-farklisin-farkli.html' title='farkliyim farklisin farkli'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115362089684160676</id><published>2006-07-23T04:05:00.000+02:00</published><updated>2006-07-23T15:01:14.220+02:00</updated><title type='text'>pars pas...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/ade.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/ade.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"fransiz milletine guven olmaz sekerim" temali aptal cumlelerden, "iyiki de gelmisim, seni buldum mimi" cumlelerine gecisimin kaynagi, canim cicim insan onumuzdeki ay kanada'ya tasiniyor. &lt;br /&gt;kanada diyorum, cok soguk diyorum. nefret edersin, ustelik de kanadalilar pek mendebur olurlarmis (buyuk yalan) diyorum. &lt;em&gt;gitme be mimi, ben seni cok ozlerim, cok uzak orasi.nasil yeniden severim ki sen gidince bombos kalacak bu sehri?&lt;/em&gt; diyemiyorum. (cok dramatize de etmemek lazim aslinda). al sana soylenmemis sozlerden biri daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/14_07_06_0309.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/200/14_07_06_0309.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;pars pas mimi, tu vas trop me manquer. tu seras trop loin. comment je vais reaimer cette ville qui va se vider avec ton depart?&lt;br /&gt;dedik mi, dedik. oh.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115362089684160676?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115362089684160676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115362089684160676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/pars-pas.html' title='pars pas...'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115360103168521529</id><published>2006-07-22T22:30:00.000+02:00</published><updated>2006-07-22T22:56:33.253+02:00</updated><title type='text'>superman vs ezop</title><content type='html'>"hayatimi izlemek yerine supermani izlemeyi tercih ederim". &lt;br /&gt;her sey bu cumleyle basladi sevgili okuyucu. ve soyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A:&lt;/strong&gt; bu arada hayatimi izlemek yerine supermani izlemeyi tercih ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok yok, tercih etmem. dusundum hayatimi izlesem bir ton guzel filmi de izleyecegim arada, kitaplar filan da var. ama sadece disaridan, 3. sahis gibi kendimi izlersem pornografik anlarin disinda sikilirim gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop:&lt;/strong&gt; haksizlik etme kendine o kadar. pornografik anlarda bence sen, senin seni izlemene izin vermezdin hem, gozunu kapatirdin. aktivite halinde olan sen var, disardan izleyen bol vakitli, dusunen, tartan sen var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bi saniye naklen mi izliyorsun kendini, kayittan mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A:&lt;/strong&gt; mesela bugun hayatta degilim, boyle film gibi izliyorum kendimi iste&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop :&lt;/strong&gt; ben kendi ses kaydimi duymaya bile tahammul edemeyen insanim, superman'i alayim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A:&lt;/strong&gt; hahahaa, cildirir tabi insan. "oooooolm ne yapmisim", "aaaaabi" gibi sesler gelir herhalde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ozlu soz fiskirtiyorum:&lt;br /&gt;'insanlari salak olduklarina ikna etmenin en kisa yolu hayatlarini hatirlamalarini saglamak.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop:&lt;/strong&gt; korkunc seyler olur, sonucunu bildigin seyler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A:&lt;/strong&gt; ofkeden kudurdugun anlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop: &lt;/strong&gt;simdi bana bunu diyecek/yapacak ve ben bir sey yapamayacagim, ya da hayatimin cizgisi degisecek, gecemedigin sinavlar, konusamadigin anlar, mantikli olamadan karar verdigin durumlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A:&lt;/strong&gt; paniklerin, eksikliklerin, gucsuzluklerin. iskence valla.&lt;br /&gt;bunlarla barisabilir miyiz acaba hic, boyle buda gibi izlemek de bir opsiyon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o zaman da bilime donuyoruz iste. nihilistler baristiriyorlar bizi hayatimizla kizim&lt;br /&gt;sen ne dersen de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ezop:&lt;/strong&gt; sus sus, mumkun degil, deli misin? cok buyuk depresyona girerim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A:&lt;/strong&gt; olunce izleyeceginden cok buyuk bir depresyona girmezsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;korkunc.&lt;br /&gt;hayatimiz superman filmi kadar bile iyi degil.&lt;br /&gt;ve oturup bok atabiliyoruz supermene.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115360103168521529?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115360103168521529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115360103168521529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/superman-vs-ezop.html' title='superman vs ezop'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115359571267245000</id><published>2006-07-22T20:46:00.000+02:00</published><updated>2006-07-22T22:13:57.836+02:00</updated><title type='text'>Sen neymissin Heisenberg</title><content type='html'>kendine verdigin sozleri tutamayinca yasadigin hayal kirikligi oyle yikici oluyor ki, soz vermekten korkar oluveriyorsun. her seyin mukemmel olmasini isterken, neticede hicbir sey yapmamis olmak, haydi gidelim diye herkesi organize ettikten sonra gidenlerin ardindan bakip ic gecirmek, mektuplar/kartpostallar yazip bir turlu gonderememek, marketten un, yumurta, vanilya, sut alip bi turlu pasta yapma prosedurune gecememek, soylenmemis sozler coplugune donusmek (en kotusu de bu) ve daha bir dolu buyuklu kucuklu keskeler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecmisimizi xy duzlemine doksek, x zaman ekseni, y ise yaptiklarimizdan aldigimiz haz olsa.. her keske birer asimptot eklemez miydi duzleme? sonsuza giden keyif ve sonsuza giden huzun sureclerinin ardindan hep bir "ah, su da soyle olsaydi" demek gerekiyor. bir cesit algoritmasi varsa bu denklemin, iki bilinmeyenden birini kendime digerini ise tesaduflere ayiriyorum. cunku fatalist (ya da stoaci, yahut nihilist) yaklasimlarla "basima gelmis ve gelecek olan her seyin" onceden belirlenmis oldugu savi basimi agritiyor, korku degilse de ofke veriyor. &lt;br /&gt;belirsizlik teoremini curutebilir, ozgur irade tezine safsata diyebilirsiniz. soylediklerinizin hepsini de mantikli buluyorum. ama icimdeki hayatla oyun oynamak isteyen cocuk kabullenemiyor olmusun/olmamamisin/olanin/olmayanin/olacagin/olmayacagin evrensel denklemlerle sabitlenmis olusunu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belirsizlik dediginiz henuz kafamizi calistirip da bulamadigimiz denklemlerin ve olcme sistemlerinin yoklugu ise, bulmayin lutfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;x eksenimle kesisen keske asimptotlarinin yerlerini degistirebilmeyi, bir turlu soyleyemedigim sozleri bir gun soyleyebilmeyi, gonderilmemis mektuplarimi gondermeyi planliyorum. keske yapmasaydim dedigimde "zaten basima gelecegi varmis" demektense sucluluk duygusu hissetmek, en onemlisi de tesaduflere inanmak, hayatimin uzerinde yuzde yuz olmasa da yuzde elli (diger elliyi tesaduflere baglamistim hatirlarsaniz)yetkim olmasini istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgili kuantum fizikcileri, metafizik uzmanlari, molekuler biyologlar, evrim bilimciler. eger bir gun devrim niteliginde aciklamalar yapacaksaniz, bana haber vermeyin. postaneden donmemi bekleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115359571267245000?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115359571267245000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115359571267245000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/sen-neymissin-heisenberg.html' title='Sen neymissin Heisenberg'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115307410272671933</id><published>2006-07-16T20:12:00.000+02:00</published><updated>2006-07-16T23:28:45.130+02:00</updated><title type='text'>sato manzarali dugun</title><content type='html'>uzundur yazmamanin verdigi ic sikintisi, gorev insani Ezop'u oyle derinden etkiledi ki, son 3-4 haftayi detaylariyla bir bir anlatmaya karar verdi.&lt;br /&gt;boyle basliyor blog maratonumuz. ic sikintisi sona eriyor, baslamak yolun yarisini bitirmektir geyigine sirtimi dayiyorum. rahatliyorum.&lt;br /&gt;play tusuna basalim haydi. 3..2...1. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#ECECEC"  id="radioblog_player_1"  FlashVars="id=1&amp;status=maximize&amp;filepath=http://www.montsalvat.be/radio.blog/sounds/SCHUBERT - Ave Maria.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;&amp;tracknum=4"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aylar once posta kutuma gelen davetiyeyle hayatimin ilk katolik evlilik torenine davet edildim. taktim sevdicegi koluma, yollara koyuldum. valizin hazirlanmasi, tren biletinin alinmasi, gara ulasmamiz vesaire kisimlarini zeka yasimizin elestirilmesi konusundaki endiselerimden dolayi es geciyorum. TGV'ye (hizli tren) bindik, Bordeaux'ya gelene dek bicilmis tarlalari, inekleri, atlari izldik, oldukca iyi calisan, hatta usuten klima sayesinde. ordan bolgesel tren dedikleri daha yavas ve daha az gelismis trenlere aktarma yapmamizla sicak hava dalgasina yenik dusmemiz bir oldu. ezop erimis cikolataya, sevdicekse takim elbiseli kurbagaya donustu. (burdan hemen &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=5737312"&gt;suraya&lt;/a&gt; gidelim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trenden inip hemen kiliseye gittik. erimis cikolatanin butun huysuzluguna, takim elbiseli kurbaganin ufak capli panik atagina ragmen, kilise kismi bekledigimden iyi gecti. hallelujah'lar soylendi, nedimeler konfettiler firlatti, vive les maries!!! (yasasin yeni evliler!!!) diye bagrildi, alkistir kiyamettir derken kilise toreni bitti. bu arada schubert'in ave maria'sini profesyonel bir solocudan dinlerken 2-dakikayla-mustakbel kocasina "evet, iyide kotude, hastalikta saglikta sana sadik kalacagima ve seni hep sevecegime soz veriyorum" demek huzur verici olmali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kiliseden cikip otele geri donduk, kisitli zamanimiz olmasina ragmen soyle bir foto cektik: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/01_07_06_1834.2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/01_07_06_1834.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra ver elini, sato manzarali dugun. fransa-brezilya macini izleyememenin rahatsizligi omuzlarimiza cokmus olsa da , sampanyalar patlar, istiridyeler acilip hupletilir, uzun ince topuklarla cimleri yeni bicilmis bahcede bata cika yururken yeni insanlarla tanisilir. mum endustrisinden, sarkozy'den, ay cok $iksiniz-bu elbiseyi nerden buldunuz-sapkaniz bir harika aman da amanlardan bahsettik. &lt;br /&gt;yemeklerimizi yedik, dev ekranda dunya kupasi maci yerine evlilerin bebeklik/cocukluk/genclik fotograflarini izledik. ertesi gun paris'e geri donduk. geriye sato manzarali bahceden ve sato yanindaki ufak hayvanat bahcesinden aklimizda kalanlarsa soyle....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/01-07-06_2025.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/01-07-06_2025.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/01-07-06_1852.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/01-07-06_1852.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115307410272671933?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115307410272671933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115307410272671933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/07/sato-manzarali-dugun.html' title='sato manzarali dugun'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115151293255618940</id><published>2006-06-28T18:29:00.000+02:00</published><updated>2006-07-16T22:51:46.503+02:00</updated><title type='text'>indirim ve sindirim</title><content type='html'>her sabah oldugu gibi siradan, yuz yikamali, dis fircalamali, giyinmeli, suslenmeli, parfumlenmeli bir sabah olabilirdi, ama olmadi.&lt;br /&gt;bir aciyla yatakta dogruldum, sirtimin ustunde butun gece filler parti yapmis olmali. canim yaniyor, nefes alirken birileri gogus boslugumu boguyor. oysa bosluk bogulmaz. boyle celiskili.&lt;br /&gt;toplantilar kacar, deneyler bekler. gogus boslugundaki minikalp aclik ceker. hani nerde ben hasta oldugumda bana bakacak insan? yurtdisinda yasama gonullulerine ufak bir nasihat: yaninizda ufak bir anne kiti getirin. kitin icinde olmasi gerekenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- annenizin update edilebilir klonu.&lt;br /&gt;- "anneeeeeeee uhuhuhu" seslenisinin ardindan gercek anneyi arayabilen cep telefonu.&lt;br /&gt;- dugme, sokuk dikebilen, gerektiginde atesinizi olcup, ilac getirebilen, portakal sÄ±kabilen bir robot.&lt;br /&gt;- sabir.&lt;br /&gt;- cikolata.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saatler sonra editor kisi anne tarafindan gelen onerme:&lt;br /&gt;"annelere bir kanat, hizla isinlayacak bir teknoloji, concorde tasimacilik sirketinde hisse verilmeli."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zira, blog'u okuyan anne uzulur. uzaktan uzaga, buz gibi msn'den anne yuregi sicakligi hissedilir, -eskiden yapildigi gibi- annenin benimkinden daha sizili gogus bosluguna bas gomulur, sanal kalp atislari duyulur. yillardir sus pus olan anne sirmarttikca simartir. (anne boyle biseydir, simartmadan sever) &lt;br /&gt;dizinin ustunde uyuklayan ezop'u yataga tasir -bir cocugun yasaminin en buruk ani da budur evet-. &lt;br /&gt;aile saadeti soslu, gozyasi bugulamali blog da burada artik sona erer.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115151293255618940?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115151293255618940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115151293255618940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/06/indirim-ve-sindirim.html' title='indirim ve sindirim'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30215247.post-115118850147409423</id><published>2006-06-25T00:18:00.000+02:00</published><updated>2006-06-25T00:42:08.560+02:00</updated><title type='text'>yine yeni yeniden</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/1600/12032006.2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8119/68/320/12032006.2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yillar sonra yeniden yazmaya baslamak. &lt;br /&gt;uzun yillar gormedigin eski evinin onunden gecerken cevrenin nasil degistigini gormenin, tanidik yuzlerin yoklugunu farketmenin burukluguyla ayni. &lt;br /&gt;2002 senesinde nasil basladiysam bir hevesle, 2004 civari ayni hevesle terkettim buralari. &lt;br /&gt;kitaplar, yuzler, ev, sehir, ulke, sevdicek, idealler, haleti ruhiye degismis. yeni bir dil ogrenilmis, yeni esyalar, yeni ayakkabilar, cd'ler vs vs gelmis. saclar uzamis, dudaklar gulumser olmus.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben de hosgeldim yeni blog'uma. bir hevesle yine yeni yeniden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hop hop altin top, bundan baska oyun yok!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30215247-115118850147409423?l=parizyencorap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115118850147409423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30215247/posts/default/115118850147409423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://parizyencorap.blogspot.com/2006/06/yine-yeni-yeniden.html' title='yine yeni yeniden'/><author><name>Parizyen Ay Lambasi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17361554128604339329</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_jdQhhlj2HbM/R4oo5o0uQ4I/AAAAAAAAAEI/vcLUtFPFp5Q/S220/mimi2.jpg'/></author></entry></feed>
